Shadow

Yazarlar

Çocuklarınız İçin Hicret Eder misiniz?

Sait Çamlıca
“Evlatlarımı kurtarmak için gerekirse dünyanın öteki ucuna gider yerleşirim!” diyen arkadaşımın verdiği ilhamla yazıyorum bu yazıyı. Zihnimde “Çocuklar için, gerekirse Hicret etmeli” cümlesi dolanırken, sürekli gittiğim kuaförün söylediklerini de ekledim zihnime, berber koltuğunda. “İyi ki, ilk gençlik yıllarımızda bizi memleketten alıp buralara getirmiş Babam” diye anlatmaya başlamıştı. Bayram tatili için memleketine gitmiş, çocukluk yıllarında sürekli birlikte olduğu arkadaşlarının hallerini görünce, onlardan uzaklaştıran babasına dua etmişti. “Yarım yamalak çalışıyorlar. İlk fırsatta kahvehanelere gidip, saatlerce oyun oynamak dışında, hayatlarında hiçbir şey yok. Bende oralarda kalsaydım büyük ihtimalle öyle olacaktım. Bizimle o ortamlarda baş edemeyeceğini anlayan babam, her şeyini to...

Hikmet ve Hükemâ

Muzaffer Coşkun
HİKMET VE HÜKEMÂ   Sevgili okuyucularım bu ayki yazımızda Hükemâ’nın üçer şıklı hikmetlerden istifade etmek üzere size nakiller de bulunmak istiyorum.    * Mü’min şu üç şeyden kendini korursa, her şeyden kendini korumuş olur:          1.Dilinin şerrinden (Sukutu ihtiyar ederse),          2.Midesinin şerrinden (helal lokma, az-öz yerse)          3.Edep yerinin şerrinden (zinadan sakınırsa).   * Takvanın dereceleri üç tanedir:          1.Kelime-i Şehadet (yani icmal-i iman).          2.Emirlere uyup yasaklardan sakınmak.          3.Allah’ın yarattıklarına merhamet etmek.   * Kalbin-Gönlün açılması için üç hal:          1.Meylinin çoğu, âhiret için olmalı,          2.Meylinin azı, dünya için olmalı,          3.Ölümden önce, ölüme hazırlıklı olmalı.   * Şeytan şu üç kimseyi çok sever:         ...

Sıla-i Rahim ve Kabristan Ziyareti

Ayetullah Coşkun
Sıla-i Rahim ve Kabristan ZiyaretiSıla-i Rahim dinimizde bazı hallerde farzdır, bazı hallerde vaciptir, bazı hallerde de sünnettir. Yani bir kimse eğer ihtiyaç duyuyorsa, diyelim sahipsiz kalmış arayanı soranı yok, böyle kimseyi yakınlarının araması, sorması, ziyaret etmesi farzdır. Farz derecesinde vaciptir. Ama ihtiyaç duymuyor zaten kendisinden başka yakınları vardır onlar yetiyorsa o zaman da sünnettir. Memleketin taşını toprağını ziyaret etmek böylece Allah’ın verdiği toprağın ne kadar faydalı bir şey olduğunu anlamak çok önemlidir. Köyde bir Rahmetli Şehri amcamız vardı onlar Hınıs’a gitmişti. Biz köyün girişinden içeri girerken onlarda geliyordu. Bizim toprağa ayağını basar basmaz hemen yuvarlandı toprağı taşları öpmeye başladı. Onun için Kur’an-ı Kerimde muhtelif ayetlerde bu sıla-...

Nasıl Mutlu Olabiliriz

Muzaffer Coşkun
Kendimizi beklediğimiz disiplin altına alma bütün faziletlerin kökü ve özgürlüklerin temelidir. Ahl­âki özgürlüğe kavuşmak icin insanın iç güdülerine (Nefsi emmare – Kötü istek ve arzular) hakim olması ilahi kitabın sözleriyle ruhunu yönetmesi gerekir. Keşke ruh disiplini olmaksızın bir karekterin oluşamıyacağını ve fazilet kazanılamayacağını anlayabilseydik. Büyük başarılar ve büyük kariyerler kolay yoldan değil, fakat sadece katı bir ruh disiplini ile elde edebilirdik. Insani aydinliğa çikaran iradedir. Disiplin görmüş insan içinden gelen o büyük manevi güce erişmiş olandır.  Peki bunu nasil gerçeklistireceğiz? Bir bati düşünürü olan fizikci Nikola Tesla, iradesine nasıl hakim olmaya başladığını şöyle anlatıyor: „Elimde pasta veya kek gibi, özellikle hoşlandığım şeyler olduğu zaman, çok ...

Sıla-i Rahim ve Kabristan Ziyareti

Köşe Yazıları, Yazarlar
SILA-İ RAHİM ve KABRİSTAN ZİYARETİ Sıla-i Rahim dinimizde bazı hallerde farzdır, bazı hallerde vaciptir, bazı hallerde de sünnettir. Yani bir kimse eğer ihtiyaç duyuyorsa, diyelim sahipsiz kalmış arayanı soranı yok, böyle kimseyi yakınlarının araması, sorması, ziyaret etmesi farzdır. Farz derecesinde vaciptir. Ama ihtiyaç duymuyor zaten kendisinden başka yakınları vardır onlar yetiyorsa o zaman da sünnettir. Memleketin taşını toprağını ziyaret etmek böylece Allah’ın verdiği toprağın ne kadar faydalı bir şey olduğunu anlamak çok önemlidir. Köyde bir Rahmetli Şehri amcamız vardı onlar Hınıs’a gitmişti. Biz köyün girişinden içeri girerken onlarda geliyordu. Bizim toprağa ayağını basar basmaz hemen yuvarlandı toprağı taşları öpmeye başladı. Onun için Kur’an-ı Kerimde muhtelif ayetlerde bu s...

Cennet Bahçesi Amel Defterimiz

Ayetullah Coşkun
Cennet Bahçesi Amel Defterimiz Kur’an-ı Kerim de insanın hafızasında, canlı tasvirler şeklinde hafızamızda devamlı yaşayacak canlı misaller vardır. Bunlar çok enteresan misallerdir. İşte bu misallerden biriside Bakara Suresinin yani Kur’an-ı Kerimin en uzun süresi olan 286 Ayetli Süresinin, 266.Ayetidir. BAKARA 266: Mealen: Sizden biriniz arzu eder mi ki, hurma ve üzüm ağaçlarıyla dolu, arasından sular akan ve kendisi için orada her çeşit meyveden (bir miktar) bulunan bir bahçesi olsun da, bakıma muhtaç çoluk çocuğu varken kendisine ihtiyarlık gelip çatsın, bahçeye de içinde ateş bulunan bir kasırga isabet ederek yakıp kül etsin! (Elbette bunu kimse arzu etmez.) İşte düşünüp anlayasınız diye Allah size âyetleri açıklar. Ayet şöyle bir sualle başlıyor: (daha&helliip;)...

Şiir, Ölüme Hazırlıktır

Hüseyin Akın
Şiir, Ölüme Hazırlıktır   Şiirle hiç ilgisi olmayan bol politik malumat sahibi ortamlarda söz kazaen de olsa edebiyat ve şiirden açıldığında, eleştiriden ilk nasibini alan her zaman şairler olur.   Çoğunluğu yüksek mektepli ve kendini her konunun entelektüeli gören bu kişilere göre şairler anlaşılmaz, karmaşık ve asap bozucudurlar. Gerçi onlar şairlerin asap bozucu olduğunu öyle direk söylemeseler de yüzlerindeki öfkeden, kullandıkları kelimelerin tonlamalarından bu ifadeyi okumak hiç zor değildir.   Şair yazdıkları ve konuştukları itibariyle bu karnı tok sırtı pek mahalle entelektüellerini vasatın üzerine çıkmaya itekleyip zorladığından sevimsiz ve sinir bozucudur.   Düşünceleri kolay lokmalar gibi sindirmeye alışkın bu kişiler şairin dünyayı derinden anlamaya yönelik teklifini kendileri ...

Her Çocuktan Aynı Başarıyı Beklemek

Sait Çamlıca
Her Çocuktan Aynı Başarıyı Beklemek   “Anne babaların kabullenmekte en çok zorlandıkları konu hangisidir?” diye bir soru sorsalar bana, hiç tereddüt etmeden “okul başarısı” konusunu söylerim. Nedense bütün anne babalar, evlatlarının okul hayatında çok parlak öğrenci olmasını ister. Teşekkür almışsa, takdir için çalışmalı. Sınıfı geçmişse, Anadolu veya Fen Lisesini kazanmalı. Liseden sonra mutlaka iyi bir Üniversite kazanmalı.   Sanki annelik babalık, çocuklara ‘iyi bir üniversiteden diploma aldırma sorumluluğuymuş’ gibi davranıyorlar çocuklarına. Anne babaların bu yamuk bakış açısı yüzünden kopan aile içi iletişim bağları, birçok kopuşun kapısını aralıyor maalesef.   Her çocuk, her öğrenci, her genç teşekkür / takdir belgesi alamaz. Hatta almamalı. Her genç Üniversite sınavlarında başarılı...

Sakın Bu Duruma Düşmeyiniz!

Ayetullah Coşkun
Sakın bu duruma düşmeyiniz!   Geçen haftalarda cenazemiz dolayısıyla Erzurum Oltu’ya gitmiştim. Rabbim tüm ölmüşlerimize rahmet eylesin. O günlerde Amcam Prof.Dr.Ahmet COŞKUN'la beraber bir namaz sohpetinde Arslanpaşa Camiindeydik. Bu güzel sohbetini sizlerle paylaşmak istedim.   Cenab-ı Hak Nahl Süresi 92.Ayette Mealen: Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Bir topluluk diğer bir topluluktan daha (güçlü ve) çoktur diye yeminlerinizi aranızda bir hile ve fesat sebebi yaparak, ipliğini iyice eğirip büktükten sonra (tekrar) çözüp bozan kadın gibi olmayın. Allah, bununla sizi ancak imtihan eder. Hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri kıyamet günü size elbette açıklayacaktır.   Ayetin Sebebi Nuzülü :  İslamiyet’in doğuşu sırasında, Araplarda bir kadın vardı, kendisi çok zengin idi fakat aklı kı...

Boşanmanın Savaşı Değil, Edebi Olur

Sait Çamlıca
Boşanmanın Savaşı Değil, Edebi Olur Huzursuz bir aile ortamında yaşamanın ne demek olduğunu, mutlu ve huzurlu bir ailede yaşayanlar anlamazlar. Sevmediğiniz, birlikte aynı ortamı paylaşmaktan keyf almadığınız, aynı yatakta yatmak istemediğiniz bir insan ile evli kalmanın ne demek olduğunu, ancak bunu yaşayanlar bilir.   “Madem sevmiyordu neden evlendi?” sorusu başka bir problemdir. Hiç kimse “denemek” için evlenmez. Bir ömür boyu aynı yastığı, aynı evi paylaşmak için nikah masasına oturup imza atar herkes. Ancak bazen işler istenildiği gibi gitmez. Küçük kavgalar, anlaşmazlıklar yaşamayan aile neredeyse yok kadar azdır. Ömür boyu, aşk ile evlilik sürdürme hayalleri, hayalden öteye geçemez. Gençlere aşk üzerine konuşma yaptığım zaman, “Leyla ile Mecnun kavuşsaydı mutlu olurlar mıydı?” diye ...