Çarşamba, Nisan 24

Aylar: Ekim 2011

Sıla-i Rahim ve Kabristan Ziyareti

Sıla-i Rahim ve Kabristan Ziyareti

Köşe Yazıları, Yazarlar
SILA-İ RAHİM ve KABRİSTAN ZİYARETİ Sıla-i Rahim dinimizde bazı hallerde farzdır, bazı hallerde vaciptir, bazı hallerde de sünnettir. Yani bir kimse eğer ihtiyaç duyuyorsa, diyelim sahipsiz kalmış arayanı soranı yok, böyle kimseyi yakınlarının araması, sorması, ziyaret etmesi farzdır. Farz derecesinde vaciptir. Ama ihtiyaç duymuyor zaten kendisinden başka yakınları vardır onlar yetiyorsa o zaman da sünnettir. Memleketin taşını toprağını ziyaret etmek böylece Allah’ın verdiği toprağın ne kadar faydalı bir şey olduğunu anlamak çok önemlidir. Köyde bir Rahmetli Şehri amcamız vardı onlar Hınıs’a gitmişti. Biz köyün girişinden içeri girerken onlarda geliyordu. Bizim toprağa ayağını basar basmaz hemen yuvarlandı toprağı taşları öpmeye başladı. Onun için Kur’an-ı Kerimde muhtelif ayetlerde bu s

Cennet Bahçesi Amel Defterimiz

Ayetullah Coşkun
Cennet Bahçesi Amel Defterimiz Kur’an-ı Kerim de insanın hafızasında, canlı tasvirler şeklinde hafızamızda devamlı yaşayacak canlı misaller vardır. Bunlar çok enteresan misallerdir. İşte bu misallerden biriside Bakara Suresinin yani Kur’an-ı Kerimin en uzun süresi olan 286 Ayetli Süresinin, 266.Ayetidir. BAKARA 266: Mealen: Sizden biriniz arzu eder mi ki, hurma ve üzüm ağaçlarıyla dolu, arasından sular akan ve kendisi için orada her çeşit meyveden (bir miktar) bulunan bir bahçesi olsun da, bakıma muhtaç çoluk çocuğu varken kendisine ihtiyarlık gelip çatsın, bahçeye de içinde ateş bulunan bir kasırga isabet ederek yakıp kül etsin! (Elbette bunu kimse arzu etmez.) İşte düşünüp anlayasınız diye Allah size âyetleri açıklar. Ayet şöyle bir sualle başlıyor: (daha&helliip;)

Şiir, Ölüme Hazırlıktır

Hüseyin Akın
Şiir, Ölüme Hazırlıktır   Şiirle hiç ilgisi olmayan bol politik malumat sahibi ortamlarda söz kazaen de olsa edebiyat ve şiirden açıldığında, eleştiriden ilk nasibini alan her zaman şairler olur.   Çoğunluğu yüksek mektepli ve kendini her konunun entelektüeli gören bu kişilere göre şairler anlaşılmaz, karmaşık ve asap bozucudurlar. Gerçi onlar şairlerin asap bozucu olduğunu öyle direk söylemeseler de yüzlerindeki öfkeden, kullandıkları kelimelerin tonlamalarından bu ifadeyi okumak hiç zor değildir.   Şair yazdıkları ve konuştukları itibariyle bu karnı tok sırtı pek mahalle entelektüellerini vasatın üzerine çıkmaya itekleyip zorladığından sevimsiz ve sinir bozucudur.   Düşünceleri kolay lokmalar gibi sindirmeye alışkın bu kişiler şairin dünyayı derinden anlamaya yönelik teklifini kendileri

Her Çocuktan Aynı Başarıyı Beklemek

Sait Çamlıca
Her Çocuktan Aynı Başarıyı Beklemek   “Anne babaların kabullenmekte en çok zorlandıkları konu hangisidir?” diye bir soru sorsalar bana, hiç tereddüt etmeden “okul başarısı” konusunu söylerim. Nedense bütün anne babalar, evlatlarının okul hayatında çok parlak öğrenci olmasını ister. Teşekkür almışsa, takdir için çalışmalı. Sınıfı geçmişse, Anadolu veya Fen Lisesini kazanmalı. Liseden sonra mutlaka iyi bir Üniversite kazanmalı.   Sanki annelik babalık, çocuklara ‘iyi bir üniversiteden diploma aldırma sorumluluğuymuş’ gibi davranıyorlar çocuklarına. Anne babaların bu yamuk bakış açısı yüzünden kopan aile içi iletişim bağları, birçok kopuşun kapısını aralıyor maalesef.   Her çocuk, her öğrenci, her genç teşekkür / takdir belgesi alamaz. Hatta almamalı. Her genç Üniversite sınavlarında başarılı

Sakın Bu Duruma Düşmeyiniz!

Ayetullah Coşkun
Sakın bu duruma düşmeyiniz!   Geçen haftalarda cenazemiz dolayısıyla Erzurum Oltu’ya gitmiştim. Rabbim tüm ölmüşlerimize rahmet eylesin. O günlerde Amcam Prof.Dr.Ahmet COŞKUN'la beraber bir namaz sohpetinde Arslanpaşa Camiindeydik. Bu güzel sohbetini sizlerle paylaşmak istedim.   Cenab-ı Hak Nahl Süresi 92.Ayette Mealen: Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Bir topluluk diğer bir topluluktan daha (güçlü ve) çoktur diye yeminlerinizi aranızda bir hile ve fesat sebebi yaparak, ipliğini iyice eğirip büktükten sonra (tekrar) çözüp bozan kadın gibi olmayın. Allah, bununla sizi ancak imtihan eder. Hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri kıyamet günü size elbette açıklayacaktır.   Ayetin Sebebi Nuzülü :  İslamiyet’in doğuşu sırasında, Araplarda bir kadın vardı, kendisi çok zengin idi fakat aklı kı

İstanbul’un Kurtuluşunun 88.Yıldönümü

Son Haberler
  1. Dünya Savaşı’nda, Osmanlı Devleti’nin müttefikleri (İngiltere, Fransa, Rusya) yenilgiyi kabul edip, savaştan çekildi. Bu durumla birlikte Türk Milleti de yenilgiye uğradı.İtilaf Devletleri, 30 Ekim 1918’de Osmanlı Devleti ile birlikte imzaladıkları Mondros Ateşkes Antlaşması'na dayanarak, 13 Kasım 1918 tarihinde, Osmanlı'nın başkenti İstanbul'a girdiler. Ve işgal 16 Mart 1920’de resmen başladı. Harbiye Nazırı Cemal Paşa'nın evi basıldı ve paşa öldürüldü. Harbiye nezareti ablukaya alındı ve İngiliz General Shuttleworth Harbiye nezaretinin kontrolünü eline aldı. Meclis-i Mebusan basıldı, mebuslardan Albay Kara Vasıf Bey ve Rauf Bey İngiliz askerleri tarafından tutuklandı.Tüm bunlara rağmen, 18 Eylül 1923'de Batı Anadolu tamamen düşmanlardan temizlendi. Mudanya Ateşkes Antlaşması'yla İs

İstanbul’da Bu Hafta Cuma Namazında Muzaffer Coşkun’un Hutbesi Okundu

Son Haberler
İstanbuldaki tüm camilerde bu hafta (07.10.2011) Cuma Namazlarında Muzaffer Coşkun’un hazırlamış olduğu “Cami Adabı” konulu hutbe okundu.   Cuma Hutbesini siz değerli ziyaretçilerimizle paylaşıyoruz.     İSTANBUL MÜFTÜLÜĞÜ OKUMA TARİHİ : 07.10.2011   بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ قال الله تعالي: وَأَنَّ الْمَسَاجِدَ لِلَّهِ فَلَا تَدْعُوا مَعَ اللَّهِ أَحَدًا قَالَ النَّبِىُّ (صعلم):أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ أَحَبُّ الْبِلَادِ إِلَى اللَّهِ مَسَاجِدُهاَ  CÂMİ ÂDÂBI Aziz müminler! Her yıl Ekim ayının ilk haftası Ülkemizde “Camiler ve Din Görevlileri Haftası” olarak kutlanmaktadır. Camilerimiz ibadet için toplandığımız mübarek mekânlardır. Âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerde cami, “mescit” kelimesiyle ifade edilmiştir. Mescitler Allah’ın evleri[1]