22 Haziran 2018, Cuma

Sana Sığınıyorum

 

Bir padişah korkunç bir hastalığa yakalanmıştı. Bir gurup hekim “bu hastalığın ilacı, şöyle niteliklere sahip insanın ödüdür” dediler.

 

Padişahın emri ile görevliler bu nitelikleri bünyesinde taşıyan insanı aramaya çıktılar. Araştırma günlerce sürdü, sonunda bir köylü çocuğu bulundu. Padişah anne ve babasını çağırttı. Sayılmayacak kadar çok altın, mal ve mülk bağışladı ve onları razı etti. Sonra kadıdan çocuğun öldürülmesi için izin istedi. Kadı ”Padişahın kurtulması için halktan birinin öldürülmesi caizdir” diye fetva verdi. Çocuğu meydana getirdiler. Cellat geldi. Kılıcını çekti, hazırlandı, işareti beklemeye başladı.

 

         Çocuk bu sırada bakışlarını göye dikti, gülümsedi ve kendi kendine mırıldandı. Herkes şaşırdı. Padişah “Tuhaf !” dedi. “Gülünecek zaman mı?” Neden güldüğünü sordular. “Annem babam” dedi çocuk, dünyanın geçici malı için beni ölüme teslim etti, kadı, kanımın dökülmesi için fetva verdi, padişah kendi sağlığını ölümümde görüyor. Allah’ tan başka sığınağım kalmadı, o yüzden göye baktım ve esirgeyiciliğine sığındım, acıyacağını ve adaletle davranacağını bildiğim için sevindim.”     

 

         - Senden kime kaçayım?

         - Adaletini istiyor esirgeyiciliğini gözlüyorum,

         - Senden yine sığınıyorum.

 

         Padişahın gözleri nemlendi, “Ölümüm, böylesi bir masumun kanının dökülmesinden iyidir” dedi. Kucakladı, gözlerinden öptü. Servet sayılabilecek lütufta bulundu ve çocuğu serbest bıraktı.

 

         Bu hikayeyi anlatanlar birkaç gün sonra padişahın iyileştiğini söylerler. 

 

TarihOkunma
Toplam1144
Cu. 221
Çrş. 201
Pzt. 182
Cts. 161