23 Kasım 2017, Perşembe

Kelebek

 


Bir gün kozada küçük bir delik belirdi; deliğin ucu kıpırdıyordu Bu kıpırdamayı bir adam gördü Merak etti ve oturup kelebeğin saatler boyunca bedenini bu küçük delikten çıkarmak için harcadığı çabayı ilgi dolu bakışlarla seyre daldı.

Bir ara sanki kelebek delikten çıkmak için çaba harcamaktan vazgeçmiş gibi geldi adama Sanki kelebek elinden gelen her şeyi yapmış ve artık yapabileceği bir şey kalmamıştı
Bu durumu hisseden adam, kelebeğe yardım etmeye karar verdi Eline küçük bir kesici alet alıp, kozadaki deliği büyütmeye başladı

Delik kelebeğin rahatça çıkabileceği boyuta geldi Bunun üzerine kelebek kozadan kolayca dışarı çıkıverdi

Fakat oda ne! Kelebeğin bedeni kuru ve küçücük, kanatları buruş buruştu
Kozadan çıkan kelebeği adam izlemeye devam etti; adam kelebekten bir şey bekliyordu Kelebeğin kanatlarının açılıp genişleyeceğini ve bedenini taşıyacak kadar güçleneceğini umuyordu

Ama adamın beklediklerinin hiç biri olmadı! Kelebek uçamadı O an uçamadı, hiçbir zaman uçamadı. Kelebek, hayatının geri kalanını kurumuş bir beden ve buruşmuş kanatlarla yerde sürünerek geçirdi Ne kadar denese de asla uçamadı

Adam kelebeğe iyi niyetle yardım etmek istemişti, kelebeğe iyilik yapayım derken ne büyük bir kötülük yapmıştı

Adamın anlayamadığı bir şey vardı Kozanın kısıtlayıcılığının ve buna karşılık kelebeğin daracık bir delikten çıkmak için göstermesi gereken çabanın, Allah’ın kelebeğin bedenindeki sıvıyı onun kanatlarına göndermek ve bu sayede de kozanın kısıtlayıcılığından kurtulduğu anda uçmasını sağlamak için seçtiği yol olduğuydu
Kelebek kozada kalacağı kadar kalamamıştı.

Bazen hayatta tam olarak ihtiyaç duyduğumuz şey çabalardır
Eğer Allah, hayatta herhangi bir çaba olmadan ilerlememize izin verseydi, o zaman şu kelebek misali bir anlamda sakat kalırdık.O zaman olabileceğimiz kadar güçlenemez, asla uçamazdık.

TarihOkunma
Toplam1065
Prş. 231
Pzt. 201
Cts. 181
Cts. 111