Salı, Ağustos 20

Köşe Yazıları

Ellerin Nerde Anne

Köşe Yazıları
Ellerin Nerde Anne? Ellerini özledim anne. İçinde güneş olan ellerini, içinde alev olan ellerini, içinde ateş olan ellerini. Ellerin nerde anne? Saran ellerin,seven ellerin. Her bir çatlağında dert ekili, acı ekili, hasret ekili ellerin. Buğday kokulu, toprak kokulu ellerin. Ellerin nerde anne? Ne mavi gök kandırıyor beni, ne de yeşil dağlar. Ne de akan sular. Ellerin nerde Anne? Öpmeye doyamadığım, öpmeye kıyamadığım, öpüp insan olduğum, öpüp durulduğum, yokluğunda vurulduğum, bulamadığımda kırıldığım, ellerin nerde anne? Bir kına vurdun ellerime murattır diyerek ve uğurladın uzak bir şehrin sisli akşamlarına. Yüreğini yakarak, ağlayarak. Ama gülümseyerek. Kanlı bir gözyaşı idi parke taşlı kaldırımlara düşen. Bir yanı senden, bir yanı benden. Anam sağlıcakla kal, anam öpem ellerinden. Bir

Kâinatın Efendisine

Köşe Yazıları
KÂİNATIN EFENDİSİNE        Gösterdiğin vasat yolda yürüyebilseydik,rezil/rüsvay olmazdık hergiz!.Ahlâkınla donansaydık,”hacâlet”e  düşmezdik!. ”Sîret” inle sırlansaydık, sûreten dökülmezdik!. ”Sünnet”inle sana ümmet olsaydık,asla   ”mihnet” çekmezdik!.      Suç bizde, ”sakîm”lik bizde,ya “hâtem’ül-enbiya!.” Sözümüz,”öz”ümüzle mutabık değil!. Dilimizin “ikrar”ı, kalbimizin ”tasdik”ine yetmiyor!.Gayr-ı samîmilik ve gevşeklik bizde!.Gene de sen bakma kusurumuza!. Ya ”habîb-i kibriya!.”      Asr’ın en büyük belgesi,en büyük reçetesi ve en büyük ”serlevha”sı niteliğindeki,”veda hutbesi”ni;keşke iyi okuyabilseydik!.İyi anlayabilseydik keşke!.Kötülüğe sapmazdık!.Çıkmazdık meşrû daireden!.”Sırat-ı müstakim” den ayrılmazdık!.Tümüyle ”layüs’el” lik bizde!.”Mirasyedi”lik bizde!.Gene de sen bakma kusu

Ödünç Bir Günü Yaşıyor Olsaydın

Köşe Yazıları
  Ödünç bir günü yaşıyor olsaydın ... Bitmiş ömründen bir gün alacaklı olduğunu düşün. Nasıl olduysa, sen öldükten sonra, ömründen bir gününü eksik yaşadığın hesaplanmış. Alacaklı olduğun günü yeryüzünde yaşayıp sessizce geri dönebileceğini söylüyorlar.Mezarlığın kapısından bir gölge gibi süzülüyorsun sabaha doğru. Ölümünün üzerinden yıllar geçmiş. Çoktan ölmüş biri olarak biliniyorsun. Yapmak istediğin ilk şey ne olurdu? Eve gitmek mi? Elbette! Yola çıktın. Her zaman yürüdüğün sokaktan evine doğru yürüyorsun. Özlediğin dostlarının yüzünü görmeyi umuyorsun. Ama birden özel durumunu hatırlıyorsun. Onlara ödünç bir gün daha verilmedi ki.. Boş yere selam verecek bir dost yüzü arıyorsun. Umutsuzca yüzünü görünce sevinecek bir ahbabının yanı başından süzülmesini bekliyorsun. Mahallen tanın

Kimseye Diyemedim

Köşe Yazıları
  Kimseye Diyemedim ... Öyle çok pazarlık ettim ki Seninle ey Rabb'im. Sen çağırınca, kendime ayırdığım vakitlerden çalındığını düşündüm. Ezan okununca, sevdiklerimle geçirdiğim zamanların azalmasından korktum. Vakit girince, içim "cız" etti hep. Odamdan uzaklaştım, bıraktım işimi, bozdum keyfimi; öylece namaza durdum.  Ayak diredim, "az sonra kılsam da olur!" dedim. "Az sonra"larım "çok sonralar"a döndü, geç kaldım, geç kalmaktan utanmadım. Sonunda ayaklarımı sürüye sürüye vardım huzuruna. Pazarlığımı vaktin daralmışlığını bahane ederek yeniden ileri sürdüm. Kaçıyordu namaz ya; o yüzden çabucak kıldım,selam verdim, hemen kalktım, rahatladım. Oysa rahatlığı Sana borçluyum. Ağrımayan her bir dişim kadar huzur borçluyum Sana. Damarlarımın her bir noktasında pıhtılaşmayan kanım kadar sük

Filistin ve Şahadet

Köşe Yazıları
Filistin ve Şahadet   Evvela Yüce Rabbime bizleri Müslüman olarak yarattığı için sonsuz şükürler dileyerek Hamdü Sena ediyorum ve Habibi İki Cihan Güneşi Hz.Muhammed Mustafa (S.A.V.) e Salat-ü Selam getiriyorum.   Rabbim bizi yeni bir imtihandan geçiriyor, hem de çok büyük bakalım bu imtihandan nasıl geçeceğiz. Bu bizim elimizde, sizin elinizde. Filistin’de yapılanları herkes görüyor. O kadar Müslüman ülke var kim ne yapıyor Allah aşkına. Ama sakın ha siz sessiz kalmayın elinizden ne geliyorsa dua, yardım, kim nerde miting yapıyorsa tüm STK’ lara bu konuda destek verin. Hükümete seslenin Filistin’e sahip çıksın. Filistin bizimdir bizim kalacak.   Diyoruz ama adamlara her yeri almışlar işgal etmişler kimseden de ses çıkmıyor. Ama yeter. Söz Ümmetin !   Bu kadar Müslüman ölüyor, kimse buna k

Toplumu Bölme Fitnesi Çıkaranlar

Köşe Yazıları
Kimi insanlar bal yapan arı gibidirler. Hep güzel şeyler yapmaktan lezzet alırlar, topluma hizmet etmekten huzur duyarlar. Kimileri de zehirden gıda alan yılan gibidirler. Hep kötülükten lezzet alır, topluma huzursuzluk vermekten mutluluk duyarlar. Çevrenizde her iki tipten de örnek görebilirsiniz. Hatta öylelerini de görebilirsiniz ki, işleri güçleri çöplük eşeleyip koku yaymak, fitne ateşi yakıp yangın çıkarmak olur. Toplumda kucaklaşıp kaynaşma başlarsa bundan rahatsızlık duyarlar. İtişip kakışma, kavga, dalaşma başlatabilirlerse bundan da sevinip lezzet alırlar. Çünkü menfaatlerini toplumda çıkaracakları kavga ve karışıklık üzerine kurmuşlardır. İslam kültüründe kardeşliği bozarak topluma anarşi körükleyen bu tiplere, fitne adam denir. Yaptıkları da fitne çıkarmak diye tarif edilir, be

Evlilik

Köşe Yazıları
  Evlilik, inanmadığım halde içerisinde 17 seneyi bitirdiğim bir kurum benim için. 17 senede (abartmıyorum) 40 çift arkadaşımın son verdiği kurum ayni zamanda da... Evlili ğimin bu kadar uzun sürmesinin gizi belkide kuruma inanmamaktan geçiyor. Evliliği toplumun dayattığı şekilde yasamamaktan... Nedir bu dayatmalar?Erkeğin muhakkak kadından yasça büyük olması, eğitim seviyesinin erkeğin lehine ya da en azından eşit olması bunların sadece ikisi...Olmaz, yürümez diyor toplum... Erkek yasça büyük olmalı ki, kadına 'hot' dediğinde oturmalı kadın... Yâda yumuşatıyorlar;-Efendim kadın erkekten önce çöktüğü için (hani doğum falan) küçük olmalıymış yaşı...Eğitimde de böyle... Kadının çok okumuşu bilmiş olurmuş, evde kalmakmış layıkı... EŞİM BENDEN 2 YAS BÜYÜK; ne 'hot' dememe gerek kaldı 17 senede

Boşluk

Köşe Yazıları
İnsanı diğer varlıklardan ayıran en önemli özelliklerinden biri, şüphesiz, düşünebilme yetisidir. Sadece insanda olan, insan olana has, verilmiş bir ayrıcalıktır düşünebilmek.         Düşünen canlı, aynı zaman da varlığını sorgulayandır da. Varlığının ne manaya geldiğini anlamaya çalışan insan, bu süreç içerisinde hayatının, varoluşunun bir anlamı olması gerektiğine inanır. Bu durumu fark eden kişi, bir zaman sonra amaç arayışı içerisine girer ve “hayatta benim yerim nedir?” diye kendi kendine sormaya başlar. Kuşkusuz bu anlam arayışı kişide içsel bir gerilime neden olur. Gayet tabiidir ki , bu gerilim sağlıklı bir ruhsal yapıda olması gereken insanca bir deneyimdir. Belki de bu sayede insan, mana alemiyle tanışma fırsatı bulacaktır.İçsel sorgulama ve akabinde ortaya çıkan gerilim sürecind

Paradigmaya Kafa Tutan Simitçi

Köşe Yazıları
Her sabah köşede gelip geçeni umursamayan ama belli bir nezaket ölçüsünde izleyen duruşuyla tezgahının başında görürdüm. Kırık dökük küçük iskemlesine oturmuş tezgahta kalan simitleri düzeltir bulurdum hep. Gelip geçene satıcı gözüyle bakmaz, kendi halinde bir şeylerle oyalanır bulurdum hep. Tanıdık müşterilerinin gözünün içine bakarak "bu sabah da almıyor musunuz" baskısından kaçınmanın bir yolu olduğunu düşündüm. Selam verdiğinizde sessiz bir nezaketle alır ama hiçbir zaman tipik simitçi tavrını takınmazdı. "Buyurun, taze simit" türü bir tezgahtarlık yaptığını hatırlamıyorum.Müşterisi yoksa o, şehrin en işlek caddesindeki köşe başında oturur eline tutuşturulmuş gibi tuttuğu gazetesini okur bulurdum.Bazen simit tezgahının başında bulamadığım olurdu. Beklemek zorunda kaldığım çok olmuştur.

Efendimizin Ümmeti İçin Korktuğu Dört Şey

Köşe Yazıları
Peygamber Efendimizin (S.A.V.) Ümmeti İçin Korktuğu Dört Şey : Asırlar öncesinden gelen bu uyarılar bugünün de sorunu.  Peygamberimiz, asırlar öncesinden “Ümmetim hakkında en çok korktuğum şeyler: Göbek bağlamak, çok uyku, tembellik ve yakîn (iman) azlığıdır” buyurarak şişmanlık tehlikesine dikkatleri çekiyor ve ümmetini uyarıyor. Günümüzde de tedavisi için uğraş verilen pek çok sağlık problemleri var. Bunlardan bir tanesi de şişmanlık. Özellikle gelişmiş ve gelişme yolunda olan ülkelerde şişman insan sayısı her geçen gün daha da artıyor. Doktorlar şişmanlığı artık en önemli sağlık problemleri sıralamasına alıyor ve şişmanlığın sebep olduğu hastalıklara karşı insanların dikkatlerini çekmeye çalışıyorlar. Şişmanlık vücudumuzu sadece estetik açıdan bozmakla kalmayıp, aynı zamanda çabuk yorul