Üç Karınca ve Kalem

18 Ağustos 2011 0 Yazar: Ayetullah Coşkun
12 Okunma

Üç Karınca ve Kalem

 

karincavekalem

 

Bir gün bir karınca bir kâğıdın üzerinde duran kale­mi gördü.

Kalemin nasıl yazı yazdığını görünce ona hayran kaldı. Gidip diğer karıncalara “Kalem, kağıdı fesleğen, susam ve gül bahçeleri haline getirdi.” diye marife­tini anlattı.

 

Bunun üzerine ikinci karınca:

‘Hayır! O resimleri çizen, kağıdı gül bahçelerine çeviren kalem değil, onu tutan parmaklardır, kalem sadece bir araç.’ dedi.

 

Üçüncü karınca söze karıştı:

‘Hayır ikinizde bilemediniz!

Bütün bu güzellikleri gerçekleştiren koldur; ancak parmaklar onun gücüyle kalemi, kavrayıp süsler meydana getirdi.dedi.

 

Bu işin doğrusunu öğrenmek için bilgili bir karıncaya başvurdular. Bilge karınca da şöyle dedi:

 

‘Tüm bu yetenekleri sergileyen sadece beden değildir, Aslında beden uykudadır ve ölüdür. Beden elbise ve sopa gibidir, can olmadan, akıl olmadan oynamaz. Bu süsleri ve nakışları, akıldan ve candan başkası yapamaz” dedi.

 

O karınca da, canın, aklın ve bedenin Allah iste­meden varolmayacağı, canın ve bedenin Allah’ın emri ile hareket edebildiğini; Rabbin kudreti olmazsa onların bir hiç olduğunu, şayet Allah biran olsun akıldan ve zekadan yardımını kesse, aklın aptallıklar yapmaya başlayacağını bilemedi.