Çarşamba, Mayıs 22

Sevgisiz Uzlaşma Olmaz

Her şeyin başı “SEVGİ” boşuna dememişler.

 

Ben belki de çok fazla bilmeden her yaptığım iş, dostluk ve aile ilişkilerinde hep sevgiyi temel ilke olarak almışımdır.

Yemek yaparken bile severek ve duygularımı katarak yaptığım yemek daha güzel olmuştur.

 

Hatta bazı zamanlar işten eve geldiğimde sırf yemek yapmak için yemek yapmaya başladığımda birden o yemeği olduğu gibi bırakır ve oğluma “ haydi oğlum gel dışarıda yiyelim. Bu yemek güzel olmayacak çünkü kafam başka yerlerde ve sırf seni doyurmak için yapıyorum lezzetli olmaz” demiş ve yemeği dışarda yemişizdir.

 

Lütfen gerçekleştirdiğimiz her eylemi yaparken severek yapalım.

 

Her zaman her işi her insanı her yazılanı her çizileni sevmek zorunda değiliz.Bazı zamanlarda işin gereği o işi yapmak durumunda kalırsınız.

İşte böyle zamanlarda okuduğunuz yazıyı yaptığınız işi veya her neyse yapılan şeyi biraz kenarından köşesinden sevmeyi deneyin.

Daha doğrusu o işi yaparken yada birilerinin yaptıklarında sevecek bir taraf bulabileceğinizi unutmayın.

 

Sosyal hayatımızda, aile hayatımızda veya iş hayatımızda sevgiyi temel ilkemiz olarak benimsersek mutlaka uzlaşmanın bir yolunu buluruz bunu unutmayın.

 

Haksızlığa uğrayabilirsiniz.

Sizi üzmüş olabilirler.,

Eziliyor olabilirsiniz.

 

Bunları sakın ne yaptığınız işten ne de çalıştığınız insanlardan nefret etmeniz için bir sebep olarak görmeyin.

Şayet böyle yaparsanız en büyük hatayı yapmış olursunuz.

Neden derseniz?

 

Her size uymayan fikirleri düşünenlerden veya sizinle aynı fikirde olmayanlardan nefret etmeye başladığınız da öfke ve sinirle ruhunuzu beslemeye başlarsınız.

 

Böyle beslenmeye başladığınızda da öz kimliğinizden uzaklaşır sadece kendisinin haklı olduğunu zannetmeye başlayan bencil bir insan kimliğine bürünürsünüz.

 

Sabır sevgiyi kuvvetlendirir.

 

Bakın ben bu gün kocaman bir fabrikayı yönetiyorum ama hala ezildiğim ve haksızlığa uğradığım oluyor mu?

Oluyor…

 

Kimi zaman geliyor nasıl kaçmak istiyorum ama fabrika benim olmasa da o kadar çok emek verdiğim kendimi hırpaladığım uykusuz kaldığım ve belli bir noktaya getirdiğim bu firmadan kızgınlıklarımdan dolayı çekip gitmek hem emeklerime haksızlık hem de kariyerime haksızlık olacağı için sabrediyorum.

 

Ve ben bir gün bu firmadan ayrıldığımda patronum ancak şunu söyleyebilir.

Her şartta bize destek oldu iyi çalıştı ve iyi ayrıldık.

İşte bu cümle bana veya benim gibi davranan her kişiye ileriki hayatında açılacak her kapının anahtarı olur.

İşte şartlar ne kadar zor olursa olsun sevecek bir taraf bulduğunuz anda uzlaşamayacağınız konu yoktur.

Ayrılıkların bile sevgiyle ve uzlaşmayla olması gerekir ki daha sonra insanlar birbirlerinin yüzüne bakabilsin.

Sevgi insanı besler, sevgi insanı hayata bağlar ve sevgiyi en güzel çocuklar anlar.

Büyüklere gelince maalesef onların çoğu iş işten geçince anlarlar.

Zor zamanlarınızda bulun bir çocuk sıkıca sarılın öpün göğsünüze yaslayın ondaki saf ve temiz duyguları ruhunuza çekin..

 

Biz ne yapacağız?

Anlamayana anlatmaya çalışarak vakit harcayacağımıza sevmeye devam ederek kendimizi geliştireceğiz ve bir gün iş,aile veya dostlarımızdan ayrıldığımızda biz değil onlar kendilerini kötü hissedecekler.

Siz siz olun sevmeyi bırakmayın.

Tabi ki körü körüne bir sevgiden söz etmiyorum akıllı bilinçli bir sevgiden söz ediyorum.

Mutlaka duygularınızı kattığınız ama kendinizi kaptırmadığınız bir sevgiyle uzlaşmanız en doğru olanıdır.

 

Sırf  “ BEN HAKLIYIM. SADECE BENİM DÜŞÜNDÜKLERİM DOĞRU” yu kanıtlamak için işin aslını bilmeden insanları sorgulayarak gereksiz tartışmalara girmeye ne gerek var ne de emin olmadığımız bir konuda insanları kırarak kul hakkı almaya gerek var.

 

Kaynak: sevdaturkusev.com

 

22 Okunma

Bir cevap yazın