Sevdamızdın-Davamızdın ÇEÇENYA

5 Mart 2009 0 Yazar: Ayetullah Coşkun
18 Okunma

Sevdamızdın-Davamızdın ÇEÇENYA

Öyle bir coğrafya vardır ki  yaratılmış her mahlukat özgürce yaşamanı sürdürür.Kartalların yüksek uçtuğu ,kurtların asalet içinde yaşadığı …Bu  coğrafyaya yeşil bir bitki örtüsü hakimdir.Tıpkı bir özgürlük sancağı gibi gönülleri fetih eden unutulmaz destanlarla yoğrulmuştu bu coğrafya.Evet dostlar burası Kafkasya,burası ÇEÇENYA.         

Yüce Allah’ım selamını vererek bu yazımıza sizlerle dertleşmeye devam etmek istiyorum.

Evet içimizde çağlayan duygu ve düşüncülerime böyle bir giriş yapmak istedim.Tüm Müslümanların gönüllerinde ÇEÇENYA ve ÇEÇEN’leri  ayrı bir yeri olduğunu düşünüyorum.İmanın unutulmadığı İslam ile yoğrulmuş özgürlüğün, zulme karşı direnişin,İslami hareketin en güzel örneği olmuştur.ÇEÇENYA ve ÇEÇENLER,Çar Nikalaiİle başlayan Zulüm ve asimle saldırıları Bolşevik devriminden hemen sonra en acı şekli Stalin ile devam etmiş;yetsin ve Putin ile son şeklini almıştır.        

Tarih 25 Mart 1991.Kızıl emperyalist Rus Sovyet sosyalist Cumhuriyetler Birliği parçalanıp tarih oldu.Birkaç Rus uçağı devlet haricinde tüm cumhuriyetler bağımsızlığını ilan etti.Artık onlar müstakil ve özgürdürler.Peki bütün bunlardan sonra bağımsızlık ve özgürlük Çeçenlerin ve Çeçenya’nın da hakkı değimliydi?Çeçenlere zulüm etmek Rusların bilgeleneğimiydi?Çeçen yada Merhum Cehar Dudayevi  ile başlayan İSLAMİ özgürlük hareketi bir savaşa dönüştü.Peki bu hareket Rusları niye ilgilendiriyor ve neden rahatsız ediyordu?Sanırım sade yeraltı ve yerüstü kaynakları değildi bu rahatsızlığın sebebi.Bu rahatsızlığın sebebi küçük bir nüfusun İSLAMA GÖRE YAŞAMI istediklerinin ilanı idi.Nihayet 1,Rus-Çeçen Savaşı 11 Aralık 1994 günü başlamıştı.Artık Müslümanlar için yeni bir cihat coğrafyası vardı.Başta Grazni olmak üzere Kafkasya’nın neredeyse her noktasında şehadet gülleri açıyordu.Çeçenler Ruslara darbe üzerine darbe vuruyor Çeçenlerle bir türlü baş edemiyordu.İslam coğrafyasının birçok yerinden Müslümanlar bu cihada iştirak etmek için adeta birbiriyle yarışıyorlardı.Türkiye’den, Ürdün’den, Tatar’lardan ,Dağıştan dan, Iskerya dan, Araplar, Afganlardan cihat ve şehadet aşığı bütün Müslümanlar Çeçen kardeşlerinin yardımlarına koşuyorlardı.1.Rus-Çeçen savaşını 1999 yılının Eylül ayında 2.Rus-Çeçen savaşı başladı ve Ruslar 2. savaşta da Kafkasya’nın neresinde bir direniş varsa aralarında sivil katliamlardan hem de vahşice olanından katliamlar yapmaya devam etti ve Dünya’nın kaçta kaçının yapılan bu insanlık dışı katliamlardan haberi oldu.Her şeye rağmen mücahidlerin tüm imkansızlıklara rağmen müthiş direnişi gönüllere su serpiyor, moralleri arttırıyor daha çok Allah’a duacı oluyorduk.Şimdi lütfen buraya dikkat edelim.Evet içimizde bir Çeçenya kasırgası esiyordu.

         Taki 2003’de yapılan devlet başkanlığı seçiminde Bir Rus uşağı olan Munafık lider Ahmet Kadrov’un halk tarafından seçilip devlet başkanı olması Müslümanları hayretler içerisinde bırakmıştır.Evet dostlar işte bana ve benim gibi Çeçenya’yı seven tüm Müslümanları hayrete, üzüntüye düşürmüştür.Halk bir Rus uşağını bir Münafık başına lider seçti.Sonra 2004 yılında yapılan bir suikast ile Kadirov tüm veballeri ile ahirete göçmüştür.Belki halkın belli bir kesime baskı sonucu, belki maddi vaatler, belki ölüm tehditleri bu sonucu doğurdu.Ama Çeçenya halkına şöyle seslenmek istiyorum.Sizlerin özgürlüğünüzü elinden alan, özgür olamazsın diyerek 250.000 insanı çoluk çocuk, genç yaşlı, kadın erkek demeden sizleri katleden onsuz(Ruslar)olmaz diyenleri mi başına getiriyorsunuz.        

Peki sadece Allah Rızası için vatanlarını, evlerini,eş ve çocuklarını terk edip size yardıma koşanlar sizler için sakat kalıp, sizler için şehadet şervetini yudumlayanlar uykularınızı kaçırmaz mı?Eşleri dul, evlatları babasız kalanlar aklınıza gelir mi?Yoksa unutuldular mı?        

Peki ey Çeçenya CEHAR DUDAYEV,Şamil BASAYA  , Salman RADUYEV, Aslan MAŞADOV ,Yandarbiev, Komutan HATTAB ,Ebu Haf ismi şuan hatırlayamadığım Komutan ve Mücahidler. Şehadet diyarını mis kokulu çiçekleri oldular.Onlar sizlerden daha onurlu bir hayat yaşıyorlar şuan. Peki sizlerin vicdanları rahat mı? Siz kaybettiğiniz onlar kazandılar. 2 ayet ile veda ediyorum.Allah’a emanet olun.

Allah yolunda öldürülenlere=ölüler=demeyin. Bilakis onlar diridirler,lakin siz onu hissedemez,anlayamazsınız.-(Bakara-154)

Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanmayın.Hayır onlar Rableri katında diridirler, rızıklanmaktadırlar. Allah’ın kendi, farzlından onlara verdikleriyle sevinç içindedirler. Onlar arkalarından henüz ulaşamaya müjdelemeyi isterler ki onlara hiçbir korku yoktur. Mahzunda olacak değillerdir.(AL-İ İMRAN-169-170) 

Uğur Özkazaz