Patani Halkının Haklı Direnişi

4 Şubat 2013 0 Yazar: Ayetullah Coşkun
11 Okunma

Patani Halkının Haklı Direnişi

Patani, Tayland sınırları içerisinde ve Tayland’ın güneyinde yoğun olarak Müslümanların yaşadığı yeraltı kaynakları bakımından oldukça zengin olan bölgenin adıdır. Tayland Müslümanları olarak bilinen bu kesimin büyük bir çoğunluğu köken olarak Malay ırkına mensuptur. Yüz Ölçümü 13.721 km2.

Patani Halkının tarihi Güneydoğu Asya’nın en eski krallıklarından biri olan ve tarihi antik çağlara dayanan Langasuka Krallığına dayanıyor. Langasuka Krallığı 1. Yüzyılın ortalarında kuruldu. Langasuka Krallığı döneminde Patani Halkı din olarak Budizme inanıyordu. 12. yüzyılda Çin’e ticaret yapmaya giden Arap ve Yemenli tüccarlar vasıtasıyla İslam bölgede yayılmaya başladı. Daha sonra ismi değiştirilip Patani ismini alan krallığın Sultanı Müslüman olup İsmail adını aldı. Sultan İsmail halkı tarafından çok sevilen bir yöneticiydi. Sultanlarının Müslüman olmasıyla Patani Halkı toplu olarak İslama girme kararı aldı. Böylece 1457 yılında Patani İslam Krallığı kuruldu. Sultan İsmail döneminde Patani, Krallığı, 15. ve 17. yüzyıllar arasında Uzakdoğu Asya’nın en canlı ilim ve ticaret merkezlerinden biri haline geldi. Bu dönemde en parlak çağını yaşadı. Patani İslam Krallığı 250 seneye yakın bir süre bölgede hüküm sürdü.

Taylandlıların dedeleri olan yanı başındaki Siyam Krallığı’yla çetin bir mücadele içerisindeydi, bu uzun süreli mücadele sürecinden sonra iç karışıklıkların da etkisiyle zayıflayan krallık, bölgedeki sömürgeci güç İngiltere’nin de desteğiyle daha sonraki yıllarda Siyam Krallığı’nın topraklarına dahil edildi.


Tayland Müslümanlarının çoğunluğu Patani bölgesinde yaşamaktadır. Bu bölgede yaşayan Müslümanların daha önce kendi özel yönetimleri ve İslâm kanunlarına göre hüküm veren şer’i mahkemeleri vardı. Tarihte birkaç kez Tayland saldırılarına uğrayan ve zaman zaman işgal edilen Patani, 2. Dünya Savaşı’nda Japonya tarafından işgal edildi ve 1944’te şer’i mahkemeler kapatıldı. Japonya’nın savaştan yenik çıkması üzerine 1945’te bağımsız oldu. Ancak bu bağımsızlık uzun sürmedi ve İngiltere’nin yardımıyla Tayland tarafından işgal edildi.

Tayland Müslümanları baskı ve zulümle yönetiyor. Okullarını ve medreselerini kendi idaresine aldı. Özel halleriyle (evlenme, boşanma, miras) ilgili uygulamaların İslâm kanunlarına göre olması isteklerini kabul etmeyerek Tayland kanunlarını uygulamaya koydu. Müslümanların yoğun olduğu şehirlere ve hatta bazı köylere budist tapınakları, genelevler ve gece kulüpleri yaptırdı. Birçok Müslüman kız öğrenci başörtülü olarak öğrenimlerini sürdürmek istediklerinden okullarından atıldı.

Bu açıklamalardan da anlaşıldığı üzere Tayland’ın Patani üzerindeki hâkimiyeti meşru bir hâkimiyet değil İngilizlerin yardımıyla gerçekleşmiş bir işgaldir. Tıpkı Filistin de olduğu gibi. Siyonistlerin Filistin üzerinde meşru olmayan bir İsrail işgal devletini kurabilmelerinin de İngiliz işgal güçlerinin yardımıyla olduğunu biliyoruz.

Tayland, Patani Müslümanlarının topraklarını işgal etmekle kalmayıp özgürlüklerini de ellerinden almıştır. Bu yüzden Müslümanlar hem yurtlarını işgalden kurtarmak, hem de özgürlüklerine kavuşmak için mücadele başlatmışlar. Bu amaçla birçok direniş örgütü kurulmuştur. Fakat bunların hepsi silahlı mücadele içine girmemişlerdir.

Budist Tayland Yönetimi’nin medyaya uyguladığı baskı ve engellemeler nedeniyle, Patani’de yaşanan zulmün boyutları kamuoyuyla yeterince paylaşılamıyor. Patani’deki toplama kampları’nın fotoğrafları ülkede yaşanan acıları bütün çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Tayland’ın güneyinde bulunan Patani’de toplama kampları Müslümanlarla dolu. 5 milyon Müslüman’ın yaşadığı Patani’de 30 bin kişi Yala, Narativa, Satun ve Songlo’daki toplama kamplarında tutuluyor. Aralarında kadın, yaşlı ve küçük yaştaki çocukların da bulunduğu bu toplama kamplarında sık sık işkence, tecavüz ve darp olayları yaşanıyor. Toplama kamplarında tutulan mahkûmlar arasında âlimler, öğrenciler ve öğretmenler çoğunluğu oluştururken; bu kamplar medya ve insan hakları örgütlerinden özenle saklanıyor.

Topraklarının sömürülmesi dışında Tayland’la hiçbir bağlantısı olmayan Patani halkının direnişi bilinmeye değer bir mücadeledir. Sayıca az olan bu halkın dinî ve kültürel değerleri uğruna verdiği büyük haklı mücadele, Patani halkının özgürlüğe duyduğu özlemin ifadesidir. Bu değerleri kaybetmenin varoluşlarını anlamsızlaştıracağı düşüncesinde olan Patani halkı, bu düşüncenin bedelini hâlâ ödemektedir. Seslerini dünyaya duyuramamış bu halkın yıllardır verdiği mücadele bugüne dek devam etmiştir.

Son Söz: Medyamızı ve devlet adamlarımızı Filistin halkına verdiğimiz destek kadar, Patani halkına da maddi ve manevi destek vermeye ve her zaman gündemde tutmaya davet ediyorum.