Pazartesi, Mayıs 20

Medya Ahlakı Bozuyor mu?

Televizyonlar son on yılda evimize, hayatımıza ve ruhumuza öyle bir girdiler ki nasıl baş edeceğiz bilemiyoruz.

24 Kasım akşamı Kanaltürk’te yayımlanan “Neşter” programında bunları tartışacağız.

Bu konuyu düşünürken, bundan on yıl öncesine gidin ve toplumun aile yaşamını ve düzenini bir aklınıza getirin.

Kılık, kıyafet, konuşma şekli, üslup, çocukların serbestliği ve  asiliği, anne babaların daha tutucu olmaları ve buna benzer birçok örnek..

Şuanda yayımlanan programlara bir bakın, bir de televizyonlarda yayımlanan dizilere bakın. Acaba birbiri ile ne kadar bağdaşıyor?

Yaşanan gayri ahlaki olaylara bakın ve dizilere bakın ne kadar benzerler?

Özellikle gençliğe bir bakın ve dizilerdeki hayatlara ne kadar özeniyorlar?

Ailelere bir bakın, daha düne kadar kızlarını gözünden sakınanlar şimdi kızlarını ajanslara götürüp dizilerde oynaması için can atıyorlar.

Aile içinde yaşanan çarpık ilişkilerden sonra ailelerin her şeyi unutup “aile” olma olgusuna sahip çıkmaları..

Hamile kalıp gelen kız çocuğuna kol kanat gerilmesi…

Hemen hemen her dizide, bir gayri meşru çocuk var…

Hemen hemen her dizide, aile temelini yok eden  aldatmalar ve  çarpık ilişkiler var…

Diğer taraftan ise dini inançlarımız, dizilerde sadece cenaze töreninde gündeme gelir ki, artık bunu da çok modern hale getirdiler. Artık Müslüman cenaze törenleri de Hristiyan dininin adetlerini andırır bir halde topluma sunuluyor.

Kimse farkında değil mi?

Türk örf adetleri ve gelenekleri, her şeyden önemlisi dini değerlerin ve inanışların beraberinde getirdiği günah- sevap- ibadet kavramları tamamen ortadan kaldırılmaya çalışılıyor.

Yani insanları değer ve inançlarından uzaklaştırıp yapay bir vicdan ile ölümden sonra ki gerçeklerden rahatsız olmayacakları bir ruhsal halinin içine sokmaya çalışıyorlar.

Ne diziler ne evlilik programları bu topluma “değer” adına bir şey katmadığı gibi aksine ahlaksızlıkları normal bir halde sunarak toplumu yozlaştırmaktan başka bir işe yaramaz.

Gelişimini tamamlamamış gençlerin kolaycılığı seçip dizilerdeki o parıltılı hayatları özendirmenin neresi ahlaki?

Evlilik öncesi cinselliğin normalleştirilmesi ne kadar ahlaki?

Enişte, baldızdan da çocuk sahibi oluyor sonra bütün aile el ele “lay lay lom”  bunun neresi ahlaki?

“İffet”  tecavüze uğruyor zengin koca buluyor, bunun ne kadarı gerçek hayatta doğru?

 

Fatmagül, Kerim ile gayet mutlu, böyle kaç olay var Allah aşkınıza?

Millet koca bulmaya milyonlar önüne koşuyor ve sonra beğenilmeyip aşağılanıyor, bunun neresi doğru?

Üniversite gençleri evlenmeden önce her yanlışı yapar, dizide okula gitmek haricinde her türlü entrika var. Bunun neresi ahlaki ve doğru?

Kısacası kimin eli kimin cebinde belli değil…

Bunun neresi ahlaki ve doğru?

Tabi bu işlerden para kazananlar bu programları sunanlar bunları savunacaklar, onların gelir kaynakları bu…

Kısacası yapımcılar televizyonlar sunucular zenginleştikçe halk fakirleşiyor. Eğitim diye kendimizi yırtıyoruz ama halkın beyinleri bu tip programlarla öyle bir fakirleştiriliyor ki asıl felaket bundan on yıl sonra…

On yıl sonraki gençliği hayal bile etmek istemiyorum…

On kişiden dokuzunun evinde evlilik dışı çocuk, evlilik öncesi birlikte yaşam, alkol deseniz o zaten suyun yerine geçecek…

Ve sanırım bundan on yıl sonra toplum “Amin” demeyi unutup “AMEN” diyecek…

O zaman ben sizi görürüm, o günler geldiğinde dizini dövenlerin ne kadar geç kaldıklarını görür gibiyim…

Evet efendim…

Uzun sözün kısası; Dizilerin çoğu, evlilik programları, bazı yarışma programları, bazı çizgi filmler, reklamlar toplumun ahlakını bozar mı demiyoruz…

Bozuyor- Bozmakta- Bozacaktır…

Ve halk gözünü açmazsa son pişmanlıkta kar etmeyecektir…

23 Okunma

Bir cevap yazın