18 Haziran 2018, Pazartesi

Hükema Sözlerinde Rastlanan Muvaffakiyetin Sırları-5

v     İnsan ömrü anılmaya değmeyecek kadar kısadır. Hüner, onu iyi hallerle hizmetlerle bereketlendirebilmektir.

v     Müslüman'ın koşmasının, çalışmasının iki yönü var: Dünyada rahat etmek ve hizmet bırakıp âhiretini kazanmak.

v     Çalışma ve atılımlarında geçmişten güç alarak yürü; çünkü kökünü inkar eden dal hiçbir zaman meyve vermez.

v     Kendini daima fikren ve rûhen yenile, çünkü her şey, kendini yenileyerek canlı kalır ve varlığını sürdürür.

v     Yücelik istersen alçak gönüllülüğü seç; çünkü, yücelik damına çıkmak için, tevâzûdan başka merdiven yoktur.

v     Her sabah işe başlamadan evvel, masanızı düzeltmeyi âdet edininiz. Çünkü muvaffakiyetin ilk şartı intizamlı olmaktır.

v     Çalışma ve âile hayatında fikren anlaşma sadece dirlik düzenlik; ruhen anlaşma ise huzur ve saâdet getirir.

v     Hiç unutulmamalıdır ki dozer yürürken altındakini ezer, ama tekerleği yumuşak olan otobüs kadar yol alamaz.

v     Hiç bir şeye inanmayan, kimseye itimat etmeyenin sonu bahtiyar olamaz; çünkü; " iman hem nûr hem de kuvvettir."

v     Duâ, hatıra hayale gelmeyen felaketlerden koruduğu gibi, kötü olacak işleri iyiye tebdil eder, değiştirir.

v     Niyetimizde muvaffak olmak için, hem iman, hem de kuvvet gerekir. Yani madde ile mana, at başı gitmelidir.

v     Başkalarının felaketinden hisse kapanlar, geçmiş musibetlerden ders alanlar, cidden bahtiyar insanlardır.

v     Yükselmenin merdiveni beş basamaktır: İyilik, doğruluk, çalışmak, bilgi sahibi olmak ve sevmesini bilmek.

v     Ümit, başarının anahtarıdır. Yoksulluğun çamurunda çürümeyen ümit, her zaman başarının kaynağı olmuştur.

v     Milletlerin yükselmesinde, millet fertlerinin gaye ve hedef birliğine vararak çalışkan olmaları şarttır.

v     Bir işe öfkeli ve sinirli iken karar verme. Bekle, öfken geçsin; zira, “öfke ile kalkan zararla oturur.”

v     Üzüntü rûhu paslandırır, faaliyet madene ancak parlaklık verebilir. Sen de faal ol ki üzüntünü unutasın. "Nerede hareket, orada bereket."

v     Fuhuş ve müstehcenlik er-geç milletleri batırır.

iffet ve hayâ da onları bugün olmasa yarın kalkındırır.

v     Doğru ol, doğru söyle; Üzüntü getiren doğru, sevindiren yalan ve dolandan daha iyi ve daha mükemmeldir.

v     Gerçek civanmert, kötülüklere iyilikle mukabele eden, gerçek kuvvetlide hevâ ve hevesini aşan insandır.

v     İlerlemek için harekete geçmek kafi değil, hangi istikametten harekete geçileceğini de bilmek gerekir.

v     Düşünce ve sözlerin doğru, hareketlerin güvenilir olsun. O zaman saadet ve bütün nimetler sana gelir.

v     Bir gülümseme, bir tebessüm bir şeye mal olmaz, bir külfeti yoktur, fakat insana çok şey kazandırır.

v     Elin kârda, dilin ikrarda, gönlün Allah’ta olsun. Her şeyin üstesinden gelirsin, gönlün de şen olur.

v     Kurtuluşun üç yolu vardır: Allah’tan korkmak, helal rızkı aramak, doğru yolda yürümek, dürüst olmak.

v     Arzusu âhiret olup, âhiret için çalışana, Allah u Teâlâ, dünyayı hizmetçi yapar, peşinden koşturur.

v     Hakkı tavsiye edenler, hizmet gayreti güdenler, Onun yolunda gidenler, saadet ve kurtuluşa ererler.

v     Muvaffakiyetlerinle mağrur olma. Bil ki gurur, gelecekteki muvaffakiyetle-rinin en büyük düşmanıdır.

v     Adaletin gecikmesi, adaletsizliktir. Adaletsizliği bir yangından daha çabuk ve daha acil önleyiniz.

v     Servet edinemedim diye üzülmeyin; çünkü, mert kişi parasız bile olsa onun şerefi var ya, o kafidir.

v     Muvaffak olmanın sırrı, sabır ve azimdir. İnsan bazı zorluklara katlanırsa huzur ve rahata kavuşur.

v     Yaşamak istiyorsan ölümden korkma. Ölümü korkunç yapan insan aklıdır. Yalnız, ölüme hazırlıklı ol.

v     Yaşantımızda güven sağlamanın en iyi yolu, bir şey yapmak ve ne olursa olsun o şeyi iyi yapmaktır.

v     Allah’a (c.c.) secde ettiğin yüzü, başkalarına karşı zillete düşürmemeye gayret et, aziz olursun.

v     Etrafındakilerden daha üstün olmayı isteyen kimse, kendisini başkalarından daha aşağı görmelidir.

v     Çok zaman şeref, şöhret uğruna feda edilir. Aklı eren şöhreti atar, haysiyet ve şerefini korur.

v     Akıllıdan bir kaç adım daha ileri akıllı, başkalarının akıl ve düşüncelerine de değer verendir.

v     Babaya, mala, sıhhate güvenme, onların yokluklarını düşünerek, kendini ona göre hayata hazırla.

v     Kahkaha ile gülmeyi terk eden kimsenin toplum içinde saygınlığı artar, hürmet ve iltifat görür.

v     Sıhhatli olmak istiyorsan, acıkmadan yemek yeme. Yerken de tamamıyla doymadan yemekten el çek.

v     Sakın kibirli olma, kibirli insan sarımsak kokan ağız gibidir. Herkesi kendinden uzaklaştırır.

v     Söylenecek bir şeyiniz yoksa, dilinizi tutmalısınız; Çünkü dil aslandır bıraktın mı parçalar.

v     Asıl başarı, merdivenin basamaklarını üçer dörder değil, teker teker terazileyerek çıkmaktır.

v     İyi padişahlar ve iyi idareciler geçmişten güç alarak gelecek için tedbir alır ve ilerlerler.

v     Her arzu ettiğimiz şeyin olmaması, bizi olgunluğa doğru götürür, kemâlât böyle elde edilir.

v     Aziz vaktini sakın kahve köşelerinde geçirme, çünkü kahvehaneler yaşayan ölülerin mezarıdır.

v     Eğer cihanda nam salıp, şöhret kazanmak istiyorsan, işlerinde ve hareketlerinde sebatkar ol.

v     Bir dert ve musibet geldiğinde sabrı kendine rehber et, o zaman o işin üstesinden gelirsin.

v     Paranın parayı çektiği gibi, güzellikler güzellikleri, çirkinlikler de çirkinlikleri çeker.

v     Dışa aldanma, her şeyin özü vardır. Eğer dış görünüşe kapılırsan, hasmına çabuk yenilirsin.

v     Güçlü ordusu ve modern silahı olmayan devlet, sulh, sükun, huzur ve barış içinde yaşayamaz.

v     Ahlâken ve ruhen çökmüş bir millet, ancak terbiye ve insan yetiştirme yoluyla kurtulabilir.

v     İlim yolunda çalışan iki dünyayı da elde eder. Yeter ki azimli, sabırlı ve sebatkâr olsun.

v     Herhangi bir işe başlarsan önce sonunu düşün. Sonu düşünülmeyen işler insana zarar getirir.

v     Hakikî cesaret, körü körüne ölüme atılmak değil, hayatın müşkülleri ile mübareze etmektir.

v     Maddî ve manevî sahada muvaffakiyet, çalışma ve hareketlerinde ciddiyeti elden bırakmamakla olur.

v     Başarı elde edebilmek için, hayattaki esas gayenizi tespit ediniz, sonra o işe başlayınız.

v     Başarıya ulaşmak mı istiyorsun? O halde daima Allah’ın yolundan git, doğruluktan ayrılma.

v     Başarıya sormuşlar: “Nereden geliyorsun?” cevap vermiş, “azim ve sebat denilen ummandan.”

v     Kişiye ağız tadı gönüllerden gelir. İster şah ol, ister fakir, ister acı ye ister tatlı.

v     Kişinin insanlığı iki şeyledir; biri kalbi diğeri lisanı; çünkü dil kalbin tercümanıdır.

v     Yükselmek ve güçlenmek için durmadan okumak, durmadan çalışmak gerekir. Yoksa, başka çıkar yol yoktur.

v     Hayatta daima tebessümlü olunuz; çünkü her tebessüm, ömre eklenen bir hayat ve sıhhat kaynağıdır.

v     İstekli ve dikkatli olan bir kimse, merdivene ayağını koyarsa, çok yükseklere çıkabilir.

v     Fikir bakımından anlaşma, dirlik düzenlik; rûhî yönden anlaşma huzur ve saâdet getirir.

v     Yüce Allah (c.c.) İslâm’a aşk ile bağlı olanı yüceltir. Muhabbet duymayanları alçaltır.

v     Lüzumundan fazla yemeği terk eden kimsenin sağlığı korunur, ibadete karşı hevesi artar.

v     Susmak, size ağırbaşlı bir elbise giydirir, sonunda mahcubiyet ve özür dilemeden korur.

v     Çalışmak hayatın en mühim bir şartıdır. İnsanlık refaha ancak bununla ulaşabilecektir.

v     Tatlı dilin ve güzel yüzün büyüsünü bilmek, akıllı bir insanın muvaffakiyet silahıdır.

v     Dünyada huzur ve saâdet bulmak isteyen kişi şükre, sabra ve tevekküle devam etmelidir.

v     İnsan hayatın zorlukları ile daha iyi mücadele etmesini öğrenirse, üzüntüsü de azalır.

v     Felaket ne kadar büyük olursa olsun, cesaretini kaybetmeyen insan onu mutlaka  yener.

v     Bir iş hususunu müşavere ederken, bir senden büyüğü, bir de senden küçüğü dinle, sor.

v     Bir toplumun saâdet ve huzûru, fertlerin bilgi ve fazîlet sahibi olmalarına bağlıdır.

v     Unutma ki güçlüğü kolaylık, sa’yi tevfik, karanlığı aydınlık, sabrı zafer takip eder.

v     Yüksek bir dağa çıkmak güçlüğünden kaçınırsanız güzellikleri tam olarak göremezsiniz.

v     Hayat, çalışkanları başının tacı yapar. Tembellik ise geleceği zehirden de acı eder.

v     Gayesizlik bir derttir, ümitsizlik bir yara,/ insanlığa hizmet et, sen de bir işe yara!

v     Kurtuluş istiyorsan dilini tut. Çok konuşanların göğüsleri içinde kalpleri hastadır.

v     Bir adama fikir tarzına göre değer biçme. Onun değeri, hareket tarzına göre değişir.

v     Kendisinden yaşlıların tecrübelerinden faydalanmayı bilen kimse çabuk bahtiyar olur.

v     Eğer doğruluktan ayrılmazsan, düşmanına sana hücum etmek fırsatını vermemiş olursun.

v     Bir işte yenilgiye uğrayınca umutsuzluğa kapılmayınız, yeni başarılar elde edebilirsiniz.

TarihOkunma
Toplam754
Pzt. 182
Pz. 171
Cts. 091
Cu. 015