21 Temmuz 2018, Cumartesi

Zâriyât Süresi 31-49.Ayetler

 

 

31.       İbrahim, onlara: “O hâlde asıl işiniz nedir ey elçiler?” dedi.

 

32-33-34. Onlar şöyle dediler: “Biz suçlu bir kavme (Lût’un kavmine), üzerlerine çamurdan, pişirilmiş ve Rabbinin katında haddi aşanlar için belirlenmiş taşlar yağdırmak için gönderildik.”

 

35.       Orada (Lût’un yöresinde) bulunan mü’minleri çıkardık.

 

36.       Zaten orada bir ev halkından başka müslüman bulamadık.

 

37.       Orada, elem dolu azaptan korkacaklar için bir ibret bıraktık.

 

38.       Mûsâ kıssasında da ibret vardır. Hani biz onu açık bir delil ile Firavun’a göndermiştik.

 

39.       O ise kuvvetine güvenerek yüz çevirdi ve “Bu bir büyücü veya delidir” dedi.

 

40.       Bunun üzerine biz de kendisini ve ordularını yakalayıp denize attık. O ise (pişman olmuş), kendini kınıyordu.

 

41.       Âd kavminde de ibretler vardır. Hani onların üzerine köklerini kesen rüzgârı göndermiştik.

 

42.       Üzerine uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka onu kül ediyordu.

 

43.       Semûd kavminde de ibretler vardır. Hani onlara, “Bir süreye kadar faydalanın bakalım” denmişti.

 

44.       Derken Rablerinin emrinden uzaklaşıp azmışlardı. Bu yüzden bakınıp dururken kendilerini yıldırım çarpıvermişti.

 

45.       Artık, ne yerlerinden kalkmaya güçleri yetti, ne de başkasından yardım görebildiler.

 

46.       Bunlardan önce de Nûh kavmini helâk etmiştik. Çünkü onlar fâsık bir toplum idiler.

 

47.       Göğü kudretimizle biz kurduk ve şüphesiz bizim (her şeye) gücümüz yeter.[1]

 

48.       Yeri de biz döşedik. Biz ne güzel döşeyiciyiz.

49.       Düşünüp ibret alasınız diye her şeyden (erkekli dişili) iki eş yarattık.

[1] .  Âyet, “Göğü kudretimizle biz kurduk ve biz onu genişletmekteyiz” şeklinde de tercüme edilebilir. Bu bakış açısı, modern astrofizikte gündemde bulunan, evrenin sürekli genişlemekte olduğu görüşünü desteklemektedir.

TarihOkunma
Toplam707
Cts. 211
Pzt. 161
Çrş. 111
Cts. 071