21 Temmuz 2018, Cumartesi

Hayır

 

      Bir zamanlar Afrika’daki bir ülkede hüküm süren bir kral vardı. Kral, daha çocukluğundan itibaren arkadaş olduğu, birlikte büyüdüğü bir dostunu hiç yanından ayırmazdı. Nereye gitse onu da yanında götürürdü.
 
      Kralın bu arkadaşının ise değişik bir huyu vardı. İster kendi başına gelsin ister başkasının, ister iyi olsun ister kötü, her olay karşısında hep aynı şeyi söylerdi:
 
      “Bunda da bir hayır var!”
 
      Bir gün kralla arkadaşı birlikte ava çıktılar. Kralın arkadaşı tüfekleri dolduruyor, krala veriyor, kral da ateş ediyordu. Arkadaşı muhtemelen tüfeklerden birini doldururken bir yanlışlık yaptı ve kral ateş ederken tüfek geriye doğru patladı ve kralın baş parmağı koptu.
 
      Durumu gören arkadaşı her zamanki sözünü söyledi:
 
      “Bunda da bir hayır var!”
 
      Kral acı ve öfkeyle bağırdı:
 
      “Bunda hayır falan yok! Görmüyor musun, parmağım koptu?” ve sonra da kızgınlığı geçmediği için arkadaşının zindana attırdı.
 
      Bir yıl kadar sonra kral, insan yiyen kabilelerin yaşadığı ve aslında uzak durması gereken bir bölgede birkaç adamlarıyla birlikte avlanıyordu. Yamyamlar onları ele geçirdiler ve köylerine götürdüler. Ellerini, ayaklarının bağladılar ve köyün meydanına odun yığdılar. Sonra da odunların arasına diktikleri direklere bağladılar.
 
      Tam odunları tutuşturmaya geliyorlardı ki, kralın baş parmağının olmadığının fark ettiler. Bu kabile, batıl inançları nedeniyle uzuvlarından birisi eksik olan insanları yemiyordu. Böyle bir insanı yedikleri takdirde başlarına kötü olaylar
 geleceğine inanıyorlardı. Bu korkuyla, kralı çözdüler ve salıverdiler. Diğer adamları ise pişirip yediler.
 
      Sarayına döndüğünde, kurtuluşunun kopuk parmağı sayesinde gerçekleştiğini anlayan kral, onca yıllık arkadaşına reva gördüğü muameleden dolayı pişman oldu. Hemen zindana koştu ve zindandan çıkardığı arkadaşına başından geçenleri bir bir anlattı.
 
      “Haklıymışsın!” dedi. “Parmağımın kopmasında gerçekten de bir hayır varmış.
 
      İşte bu yüzden, seni bu kadar uzun süre zindanda tuttuğum için özür diliyorum. Yaptığım çok haksız ve kötü bir şeydi.”
 
      “Hayır” diye karşılık verdi arkadaşı. “Bunda da bir hayır var.”
 
      “Ne diyorsun Allah aşkına?” diye hayretle bağırdı kral. “Bir arkadaşının bir yıl boyunca zindanda tutmanın neresinde hayır olabilir?”
 
      “Düşünsene, ben zindanda olmasaydım, seninle birlikte avda olurdum, değil mi?” Ve sonrasının düşünsene...

TarihOkunma
Toplam891
Cu. 202
Prş. 122
Pzt. 091
Prş. 052