11 Aralık 2017, Pazartesi

Terazinin dili diline çöktü

 

Bakkal ölüm döşeğinde idi. Son dakikalarını yaşadığı gözleniyordu. Hoca efendi durumdan haberdar edildi. Ve gelip “Yasin-i Şerif” okudu. Hastanın şuurunun yerinde olduğu belliydi. Konuşmalarını anlıyor, çok mecalsiz olsa da bazen söze katılabiliyordu. Ağır hastaların yanında “Kelime-i Şehadet”, “Kelime-i Tevhid” okunur. Onunda okuması beklenir. Ama sen de oku diye ısrar edilmez.

 

Hoca Efendi “Kelime-i Şehadet” okurken, hasta bir sıkıntı içinde katılacak, okuyacak gibi oluyor, kendini zorluyor fakat bir türlü okuyamıyordu. Hoca çok üzüldü. Rahatsızlaştığı görüldü. Hasta farkında olunca, “hocam benim aklım başımda sizi duyuyorum. Başka şeyleride konuşabiliyorum. Fakat “Kelime-i Şehadet”, “Kelime-i Tevhid” okuyacağım zaman bizim dükkandaki terazinin dili gelip dilime çöküyor, dilimi sıkıştırıyor, dilim dönmez ve okuyamaz oluyorum.”

 

Acı gerçek ortaya çıkmıştı. Demek hasta, zamanında bu terazi ile hilr yaptığı için terazi dilini sıkıştırdı. Dünyadan ayrılırken ona “Kelime-i Şehadet” getirmek nasip olmadı.

TarihOkunma
Toplam853
Pzt. 111
Pz. 103
Cu. 081
Cts. 021