23 Kasım 2017, Perşembe

Zimen Defteri

 

Büyük dedelerimizin hatırlayabileceği bir gelenek vardı Ramazan ayında…

Hâli vakti yerinde olanlar kılık-kıyafet değiştirerek hiç tanımadıkları mıntıkalara gidip, bakkalın-manavın tenha zamanlarını seçerek sorarlarmış:

'Zimem defteriniz var mı' ? diye,
Zimen defteri, o esnaftan borcunu yani veresiye mal alan mahalle sakinlerine ait hesap defteri:


Borçlu ile borcunun miktarı yazılı olan defter...


Esnaf bu defteri çıkarınca, gelen şöyle dermiş

- 'lütfen baştan, sondan ve ortadan şu kadar sayfanın yekûnunu yapınız'.

Esnaf bu kadar sayfanın yekûnunu yapar, söyler, gelen de kesesini çıkarır, onu öder:
- 'Silin borçlarını, Allah kabul etsin!' der, çeker gidermiş.

Borcu ödenen, borcunu ödeyenin kim olduğunu, borcu sildiren, kimi borçtan
kurtardığını bilmezmiş..

İşte, hiçbir maddî menfaat gözetmeksizin sırf Allah'ın rızâsını kazanmak ve din kardeşinin sıkıntısını gidermek amacıyla karşılıksız, riyâsız, gösterişsiz, verdiğini unutarak, bu şuurla verebilmenin de bir mazhariyet, Allâh'ın (Celle Celâlühû) bir lütfu olduğunu bilirler
ve buna şükrederlermiş....

Böylesi tevâzu ve incelikli bir insan ve toplum olmamız dileğiyle... 

TarihOkunma
Toplam2003
Prş. 232
Çrş. 224
Sal. 214
Cts. 181