Perşembe, Şubat 28

Serdar Çil

Haz Merkezli Hayat

Serdar Çil
      Haz Merkezli Hayat     En güzel aşklar haz bitince biter. Yıllarca devam eden aşk, evlilikten sonra tekdüzeliğe indirgeniyor diye boşanmalarda tavan yaptık. Hayırdır neden bitti evliliğiniz diye sorarsanız alacağınız cevap genelde ortaktır. Elektrik alamıyorum artık. Dikkat edin çocuklarımıza aldığımız oyuncaklar da bile bunu kolaylıkla görebiliriz. Sizin epey bir para ödeyip aldığınız oyuncağın bile çocuğunuz için ömrü üç gündür. Hazı bitince atar bir kenara veya kırar bir kenarını. Niye böyle yaptın diye sorduğunuzda artık sıkıldım bundan diye cevap verir. Haz dolu akşam sofralarından tutunda, haz yüklü eğlence toplantılarına kadar sağımız solumuz haz doldu.  Her şeyden bir oyun ve eğlence çıkarmaya çalışan biz kullar dünyaya bir lunapark gibi bakmaya başladık. Artık bizim için h

Hz. Havva Validemiz

Serdar Çil
  Hz. Havva Validemiz Hakkında çok fazla bilgi sahibi değiliz. Hz. Adem’in eşi, insanlık tarihinin ilk annesi, eşine tabii bir hanımefendi. Geleneksel algı da yaratılış kıssasındaki en ciddi suçludur. Hz.Havva . Şeytanın Adem (a.s) ‘e verdiği vesveseyi çok ciddiye almış ve Adem’i kandırmıştır. Oysa Kuran’da bu işi yaptığına dair tek bir ayet yoktur. Genellikle Adem (a.s) ’in muhatap alındığı bu ayetlerde  her ikisi de hatalı gösterilir. Ancak İsrailoğulları kaynakları Müslüman zihniyetleri kemirmiş ve bizim de kaynak eserler dediğimiz birçok tefsir kitabında Havva validemiz suçlu ilan edilmiştir. Asılsız uydurma metinlerde sayfalar dolusu hurafeler insanların akıllarına kazınmaya çalışılmış olaya yılan, elma, armut, çam ağacı, meşe ağacı, buğday da  dahil edilmiştir. Kitab-ı Mukaddes’te Ha

Yitik Hazine

Serdar Çil
Yitik Hazine Ahlak fıtrattandır, insan ahlakla donatılmıştır. İçinde bulunduğu çevre ahlaka darbeler vurabilir. Tam da vakti. Bozulmanın gerçek sebebi çevre diyenler çok olacaktır. Torbasında kelimeler biriktirmiş mutlu bir kesimin hegemonyasında geçen senelerimizin çokluğu moralimizi bozmasın. Her zamanın kendine özgü elitleri vardı elbet. Çağdaş kelimesinin aynı çağda yaşayanlara has bir kelime olmadığı yavaş yavaş öğretildi bizlere. Aydın ise yukarılarda yaşayan, halkla ilişkisi olmayan, insanları küçük gören, ayıplayan, kınayan, rezil etmeye çalışan birilerinin sıfatıymış meğer. Hayatımızı şekillendirmeye çalışmalarına çok tahammül ettik sözde aydınlarımızın. O yasak, bu yasak, sen cahilsin anlamazsın diye zaman zaman yerin dibine doğru itilmeye çalışılan nice kişiler geçti bu coğrafy

Çocuk Sevgisi

Serdar Çil
  Nebiler Serveri Sallallahu Aleyhi Veselem, torunu Hasan’ı öpmüştü. O esnada yanında bulunan Akra ibn Habis ‘’ Benim on çocuğum var; daha hiçbirini öpmüş değilim’’dedi. Resulullah  ona baktı ve şöyle buyurdu: ‘’ Merhamet etmeyene merhamet olunmaz’’ Sahihi Buhari de yer alan bu hadis bize nasıl dersler veriyor değil mi? Ya Resulullah bizim buraların babaları biraz sert olur. Çocuklarıyla aralarında mesafeler olur. Pek konuşmazlar çocuklarıyla, dertleşmezler, sıkıntılarını, ne istediklerini merak etmezler. Babanın olduğu yerde çocuk sessizliğe mahkum gibidir. Gizli bir mücadele sürer evlerde, baba sevgisini belli ederse saygınlığını yitireceğine inanır. Anneler aracıdır çoğu zaman. En sıkıntılı anların ilacıdır anneler. Bir köprü vazifesi görürler. Biz ataerkil bir milletiz. Asya bozkırları

Türbe Ziyareti ve Adabı

Serdar Çil
  Bazı ‘Köklü’ Geleneklerimizin Kökü Kurusun Yüzyıllardır Kuran ve Sünnet haritasına dâhil olan ana başlıkların en önemlileri birtakım uydurmalara katık edilmeye çalışılmış, din arkadan hançerlenmiştir. Hiç şüphesiz, bu uydurma tasavvurları her uygulayan kötü niyetle hareket etmek istememiştir. Ancak, cahilin dindarlığı arttıkça sapması da artıyor. İslam Tarihi uzak coğrafyalara yayılan bir medeniyetin oluşturduğu halk yığınlarının içinden gelen bir tarih. Hiç şüphesiz bu coğrafya halkları, İslam’dan önce de çeşitli inanışlara sahipti. Türkler Şamanizm’den, Farisiler Zerdüştlükten, Araplar putperestlikten gelen bir takım inanışlarını bırakmış olsalar da evvelden kalan masallarını, hikâyelerini, sözde kutsallarını sanki gerçekmiş gibi İslam’ın içine katma çabası yüzyıllardır devam etmekte.

İmam Hatip Yıllarım

Serdar Çil
  İstanbul’un müstesna semtlerinden Gayrettepe’de oturuyorduk. Şu günlerde bir dizi ismine de konu olan seksenlerin ortasındaydık. İlkokulu bitirmiştim. Annem, çok uzaklarda yaşayan teyzemden etkilenmiş: “Onun çocukları imam hatipe gidiyorlar, çok da memnunlar, seni de imam hatipe gönderelim mi? ” diye sormuştu bana. Bizim oralar, elit muhit… Zengin aileler, ermeni vatandaşlar, musevi vatandaşlar, asansörlü çok katlı binalar var. Daha neler neler… “Olur, gideyim.” dedim. Nereye gideceğimi tam bilmiyorum. Yaşım daha 11 ve ya 12…Okulun nerede olduğundan bile haberim yok. Elit semtimizde, mahçup ve küçük dünyamı renklendiren çeşitli sözler duymaya başlamıştım. Haliyle, konu ben olduğum için ilgilenmesem, dinlemesem ayıp olurdu. Babam yaşlarında bir amca, beni gördüğünde: “Ölü yıkayıcısı mı ol

Madde Bağımlılığınız Yok mu?

Serdar Çil
Madde Bağımlılığınız Yok mu? Madde bağımlılığını kötü ve zararlı maddelere bağımlılık olarak algıladığımız için benim hiç kötü huyum yok diyenlere gülsek mi, ağlasak mı? Ev bağımlılığı, 3 çeşit yemek olmazsa sofraya oturmam bağımlılığı, otomatik vites araba bağımlılığı, günde seyredilecek 2 dizi bağımlılığı, haftada 2 maç izleme bağımlılığı, Türk lirasını dolara çevirip borsayı saat saat takip etme bağımlılığı, en kalitelisinden eşya bağımlılığı, tatil bağımlılığı, rüşvet alıp verme bağımlılığı… Örnekleri çoğaltmak çok kolay. Herkes kendi bağımlılıklarını lütfen alt alta yan yana bağımlasın.  Benim madde bağımlılığım yok diyenler bu saydıklarımız soyut bağımlılıklar mı, ilk başta birçoğu için ne var bu bağımlılıklarda diyebilir. 2000’li yıllardan itibaren bize dikte edilen yeni hayat anla

Habeşli Bilal

Serdar Çil
Tanırsınız kendisini, dünya yolculuğu Habeşistan’da başlamış bir köle. Annesi de babası da köle idi biz onu güzel sesiyle biliriz. Medine’de ve Mekke’nin fethinde ilk ezanı okuyan sahabedir. Rasulullah’ın yanında 22 sene yaşamıştır. Efendimizin vefatından sonra Şam’a gitmiş ve orada vefat etmiştir. Kayıtlarda pek görünmez ama babası çok güçlü bir adammış, nasıl Mekke’ye yolu düştü bilinmiyor ama Mekke müşrik parlamentosunun yüksek tabakasından olan bir adamın Ümeyye’nin kölesi olarak karşımıza çıkıyor Bilal. Irkçılık bugünün sorunu değil, Ümeyye Bilal’i kara kafalı diye çağırırmış. Rasulullah (s.a.v) in ARAYIŞ mağarasındaki uzleti vahiyle tanışmayla sona ermiş vahyin ilk ayak sesleri en yakında Mekke’de duyulmaya başlamıştı. Rasulullah her evde bir ışık yakıp iman ağacının dallarını yeşer