Pazar, Mart 3

Muzaffer Coşkun

İslam’da Tebliğ ve Davet Metodu

Muzaffer Coşkun
Aziz okuyucularım, yer yüzü insanlık için bir üniversitedir. Bu üniversitenin tek Kitabı Kuran-ı Kerimdir. Bu üniversitenin rektörü Hz. Muhammed (s.a.v)’dir. O haliyle yaşantısıyla ve sözleriyle Kuran-ı anlatmış, yaşamış ve tefsir etmiştir. İlk müfessir O’dur.   Ashab-ı Kiram Tabi’in (Ashaba yetişenler), İmamlar,müctehidler ve mürşidler bu üniversitenin öğretim üyeleridir. Kainat ise bu üniversitenin laboratuarıdır. Bütün Müslümanlarda bu üniversitenin talebeleri-öğrencilerdir.   Şu halde İslama insanlığı davet-çağrı müslümanlar arasında devam etmeli, her mümin kendisini sorumlu addetmelidir.   Bu davet iki şekilde olur:   a-Hal lisanı ile, yani bütün yaşantısı ile örnek insan olmalı b-Kal lisanı ile, yani dil iledir ki bu da üç türlüdür   1-İnzar (uyandırmak, sakındırmak, haber vermektir)

Üç Aylar ve Gönüllerin Kalaylanması

Muzaffer Coşkun
Aziz okuyucularım, Üç aylar ve beş kandilimiz birer işaret fenerleridir. Silkinme uyanma,temizlenme ve gönlü kalaylı tas gibi yapma zamanıdır; Kıymetini bilene … Dokuz ayda kirlenen ruhumuz (manevi hayatımız) üç aylarımızda dezenfekte olmaktadır. Adeta hayatımızda yeni beyaz bir sayfa açmaktayız. Hepimiz biliyoruz ki beş büyük kandilimiz var: birincisi Mevlid Kandili: Ramazan geçeli 6 ay oldu. Yeni Ramazana 6 ay kaldı uyarısında bulunmaktadır. Sonra Receb-i Şerif’in ilk Cuma gecesi Regaib Kandili, 27. Gecesi Miraç Kandili, Şaban-ı Şerif’in 15. Gecesi Berat Kandili ve nihayet bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecemiz 27. Gecesi Ramazan-ı Şerifi uğurlama gecesidir. Receb (Şehrullah-Allah ayı) tövbe,hürmet ve ibadet ayıdır. Şaban(Şehru-Nebi-Peygamber ayı)  muhabbet ve hizmet ayıdır. Ramaza

Düşünmek Görmektir

Muzaffer Coşkun
Düşünmek Görmektir Düşünürlerin, düşüncelerinde rastlanan muvaffakiyetin sırlarından bir demet sunuyorum: * Bir yıl sonrayı düşünüyorsan, tohum ek. On yıl sonrayı tasarladığında ağaç dik. Ama düşünüyorsan yüz yıl ötesini, halkı eğit o zaman. Bir kez tohum ekersen, bir kez ürün alırsın. Eğitirsen milleti, yüz kere olur bu ürün. Birisine bir balık verirsen, doyar “bir defalık”: Balık tutmasını öğret ki, doysun ömür boyunca.(Çin Şiiri) * Neşeli insan vazifesini iyi yapar, kolay kolay yorulmaz. Güç işleri başaracak kuvveti kendinde bulur. Neşeli insanların kendilerine güvenleri bundan gelir. İmanın neşesini tadan hayattan zevk alır. Hayatı yaşamaya (ahireti kazanmaya vesile olduğu için) değer verir. Neşesiz insana hayat bir elemdir. Ve aşılması zor müşküllerle doludur. Evde, ailedeki geçimsizl

Cami Adabı

Muzaffer Coşkun
Camilerimiz ibadet için toplandığımız mübarek mekânlardır. Âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerde cami, “mescit” kelimesiyle ifade edilmiştir. Mescitler Allah’ın evleri ve yeryüzünün Allah’a en sevimli mekânlarıdır. Camilerimiz huzur yuvası, terbiye mektebi, ilim ve irfan ocağıdır.   Camilerde uyulması gereken bir takım âdâp ve erkan vardır. Camiler nizam ve intizam yeridir. Her şeyden evvel bu mukaddes mekanlara uygun ve temiz kıyafetle girilmelidir. Elbise ve özellikle çorap temizliğine dikkat edilmelidir. Etrafı rahatsız edici kokulardan uzak durulmalı, ziyaret maksadıyla da olsa tesettüre riayet edilmelidir.   Camiye abdestli girmeye özen gösterilmeli ve girerken “Allahümmefteh lenâ ebvâbe rahmetike”  mealen “Allah’ım bize rahmet kapılarını aç”  diye dua edilmelidir. Camiye girildiğinde,

Modelimiz O !

Muzaffer Coşkun
Modelimiz “O” !   Aziz okuyucularım bu ülke gazetesinin onuncu sayısında örneğimiz, rehberimiz Hz.Muhammed Mustafa (s.a.v.) in vasıflarından bir demet sunuyorum okuyup onu örnek alalım inşallah.  Efendimiz (s.a.v.) insanların en cömerdi idi, hediye kabul eder ve karşılığında hediye verirdi ve buyururdu ki hediyeleşin ki, kalplerinizde sevgi hasıl olsun. Efendimiz yatarken sağ yanı üzerine yatar, sağ avucunu sağ yanağı altına koyardı. Dizlerini de karnına doğru çekerdi. (kalp ve ciğerler rahat çalışır)   Efendimiz, yemekten önce ve sonra ellerini yıkar, yemeği kendi önünden yer, yavaş ve iyice ağzında öğütür, lokmaları da küçük alırdı, iyice çiğnerdi.   Efendimiz, küsleri barıştırmak için çok çalışır, “üç günde fazla küs kalmak müslümana yakışmaz” derdi.   Efendimiz, ço

Fazilette Önde Olanlar

Muzaffer Coşkun
Fazilette Önde Olanlar   Sevgili Okuyucularım 50 madde halinde acizane tesbit ettiğim “fazilette önde olanlar” ı okuyup, sevgi besleyip, ibret alalım inşaallah.   Peygamberin en faziletlisi Peygamberimiz (s.a.v) dir. Duaların en faziletlisi Elhamdulillahi Rabbil Alemin dir. Canlıların en faziletlisi insanlardır. İnsanların en faziletlisi Peygamberlerdir. Müslümanların en faziletlisi sahabilerdir. Sahabilerin en faziletlisi Hz.Ebubekir’dir. Asırların en faziletlisi Hz.Peygamberimizin asrıdır. Ümmetlerin en faziletlisi Hz.Peygamberimizin ümmetidir. Meleklerin en faziletlisi Cebrail (a.s.) dir. Kitapların en faziletlisi Kur’an-ı Kerim dir. Surelerin en faziletlisi Fatiha suresidir. Ayetlerin en faziletlisi Ayet el-kürsi dir. Ayların en faziletlisi Ramazan ayıdır. G

Kelam-ı Kibar, Kibarın Kelamıdır

Muzaffer Coşkun
Kelam-ı Kibar, Kibarın Kelamıdır   Aziz okuyucularım bu sayımızda “Dil” -dilimizi nasıl kullanacağız- konusunu işleyeceğiz. Bu çok mühim bir meseledir. Herhalde istediğini söyleyen, istemediğini işitir. O halde kullandığın kelimelere dikkat et, çünkü onlar senin yaşama biçimini belirleyecektir.   Bu hususta ilâhi uyarıya (Kur’an-a) bakacağız. Onlarca ayetten iki ayet, iki de hadis meâli vereceğim. Sonra da konuyla ilgili kelam-ı kibardan bir demet sunacağım.   Bakın rahmetli eğitimci Ali GEDİK bey ne diyor: “Âlimlerin-Bilgelerin sözleri, Kur’an ve sünnetin beşer pınarından dökülmüş izahlarıdır.”   Ayetler: 1.Ayet: “Mü’min kullarıma söyle: “Sözün en güzelini söylesinler, sonra (yoksa ki) şeytan aralarını bozar. Çünkü şeytan, insanın apaçık düşmanıdır.” [El-İsra:53]   2.Ayet: “O’na (Allah’a)

Hikmet ve Hükemâ

Muzaffer Coşkun
HİKMET VE HÜKEMÂ   Sevgili okuyucularım bu ayki yazımızda Hükemâ’nın üçer şıklı hikmetlerden istifade etmek üzere size nakiller de bulunmak istiyorum.    * Mü’min şu üç şeyden kendini korursa, her şeyden kendini korumuş olur:          1.Dilinin şerrinden (Sukutu ihtiyar ederse),          2.Midesinin şerrinden (helal lokma, az-öz yerse)          3.Edep yerinin şerrinden (zinadan sakınırsa).   * Takvanın dereceleri üç tanedir:          1.Kelime-i Şehadet (yani icmal-i iman).          2.Emirlere uyup yasaklardan sakınmak.          3.Allah’ın yarattıklarına merhamet etmek.   * Kalbin-Gönlün açılması için üç hal:          1.Meylinin çoğu, âhiret için olmalı,          2.Meylinin azı, dünya için olmalı,          3.Ölümden önce, ölüme hazırlıklı olmalı.   * Şeytan şu üç kimseyi çok sever:         

Nasıl Mutlu Olabiliriz

Muzaffer Coşkun
Kendimizi beklediğimiz disiplin altına alma bütün faziletlerin kökü ve özgürlüklerin temelidir. Ahl­âki özgürlüğe kavuşmak icin insanın iç güdülerine (Nefsi emmare – Kötü istek ve arzular) hakim olması ilahi kitabın sözleriyle ruhunu yönetmesi gerekir. Keşke ruh disiplini olmaksızın bir karekterin oluşamıyacağını ve fazilet kazanılamayacağını anlayabilseydik. Büyük başarılar ve büyük kariyerler kolay yoldan değil, fakat sadece katı bir ruh disiplini ile elde edebilirdik. Insani aydinliğa çikaran iradedir. Disiplin görmüş insan içinden gelen o büyük manevi güce erişmiş olandır.  Peki bunu nasil gerçeklistireceğiz? Bir bati düşünürü olan fizikci Nikola Tesla, iradesine nasıl hakim olmaya başladığını şöyle anlatıyor: „Elimde pasta veya kek gibi, özellikle hoşlandığım şeyler olduğu zaman, çok

Huzurlu Bir Hayat İçin Neler Yapmalıyız-2

Muzaffer Coşkun
Huzurlu Bir Hayat İçin Neler Yapmalıyız-2   Aziz okuyucularım günümüzde kimle karşılaşırsak halinden şikayetçi.   Niçin? Çünkü şükrümüz az, hamdimiz az, zikrimiz az, hayır hasenatımız az. Kanaatkar değiliz. Ne demişler “Ömür kısa yol uzun.” Hayatımıza bir türlü çeki düzen verip tam bir teslim olamıyoruz. Doyumsuzuz, böylece de ibadetlerimizden de haz alamıyoruz.   Bu saydıklarımız ortak dertlerimiz. Halbuki Yüce Kur’an da “Ta ki ölünceye dek ibadetlerinize sımsıkı sarılınız(ihmal etmeyiniz) buyuruluyor. (Hicr Suresi,99.Ayet) “Bilmiş olun ki kalpler ancak Allah’ın zikri ile huzur bulur” (Ra’d Suresi, 28.Ayet) işareti veriliyor.   Ah şu dünya ile ahret dengesini bir sağlaya bilsek huzurumuz artacak. Hani halkın dilinde daima dolaşan bir hadis-i şerif var: “Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya, yarı