Çarşamba, Mayıs 22

Örnek Hanımlar

İlk Hemşire Medineli Rufeyde

İlk Hemşire Medineli Rufeyde

Örnek Hanımlar
İlk Hemşire Medineli Rufeyde Hemşireliğin bir meslek haline gelmesi, çok eski devirlere dayanmaz. Ancak hastalık ve tedavi insan hayatı ile başladığına göre, hasta bakımı da başlangıçtan beri süre gelmiştir. Peygamberimiz, hasta ziyaretine, hastaya hizmete çok önem vermiş, dinimizde hastanın hizmetinde bulunan yardımcılarının Ramazanda oruçlarını tehir edebileceklerine bile cevaz vermiştir. Siyer, İslâm tarihi ve hadis mecmualarında; özellikle savaşlarda hanımların bulundurulduğu ve bunların yaralılara hizmet verdiklerine dair pek çok örnekler vardır. Buharînin nakline göre bir hanım; "Biz, hazreti peygamber ile beraber savaşta bulunurduk. Mücâhitlere su verir, onlara hizmet ederdik. Yaralıları tedavi eder, şehitleri Medine’ye taşırdık der." (Buharî, Cihad 67), Ümmü Atiye ise, Rasûlullah
Aişe El-Mennubiye

Aişe El-Mennubiye

Örnek Hanımlar
Aişe El-Mennubiye (Ö.655/1257) Seyyide diye tanınan Tunus’lu bir kadın Sofî Aişe’nin daha çocuk denebilecek yaşlarda tasavvufa yatkın olduğu görülmüş, sonraları manevî hayatı gelişip zenginleşerek, kendisinde kerametler zuhur etmeye başlamıştır. Ailesi tarafından amcasının oğlu ile evlendirilmek istendiğinde zahidane bir tavırla bu evliliğe karşı çıkmış, Tunus’a giderek bir kervansaraya sığınmış, eliyle eğirdiği ve dokuduğu yünle geçinmiştir. Ebu Hasan es-Şâzeli’ye intisap eden Mennubiye’nin kendisi için hiç bir şey biriktirmeyip elindekini fakirlere dağıttığı, yanındaki bir dirhemi bağışlamadan yattığında “bugün kulluğumuz noksandır” dediği nakledilmektedir. Halk arasında evliya olarak tanınan Aişe el-Mennubiye 76 yaşlarında iken 4 Ağustos 1257’de, rivayete göre, “Allah şüphesiz takva sa
Hidayete Davet

Hidayete Davet

Örnek Hanımlar
Hidayete Davet En ümitsiz hâllerde bile insanlara tebliğde bulunmanın sonuç verdiği birçok olaydan anlaşılmaktadır. Aşağıdaki hâdise, kanser uzmanı Dr. Haluk Nurbâkî'nin hatıratından alınmış, tebliğin ehemmiyetini gösteren ibretli bir vak'adır. Kanser hastanesinde başhekimken, Serap adında bir genç hanım hastam vardı. Bu hastam göğüs kanserine yakalanmış ve tedavi için yurt dışına gitmek istemesine rağmen, bazı formaliteler sebebiyle o imkânı bulamamıştı. Serap'ı özel bir alâkayla bizzat ben tedâvî altına aldım. Ve kısa bir süre sonra da Allah'ın izniyle iyileştiğini gördüm. Ancak Serap’ın da bütün diğer kanserliler gibi ilk beş yıllık zamanı çok dikkatli geçirmesi gerekiyordu. Bir iş kadını olan Serap, 4 yıl kadar sonra bir ihale için İzmir'e gitmek istedi. Kış aylarında olduğumuz için

Kırım Harbi Kahramanı Kara Fatma

Örnek Hanımlar
Türk tarihini yücelten güçlerden biri de şüphesiz ki yüksek ahlaka, yüksek fazilete, yüksek fedâkârlık duygusuna ve yüksek kahramanlıklara imzasını atmış Türk kadını olmuştur. Nene Hatunlar, Kara Fatmalar ve nice Türk yiğitlerinin fedakâr anneleri bizlere övünülecek bir mazi bırakmıştır. İşte bu kahramanlardan biri de Maraşlı Kara Fatma Hatun'dur. Maraş ve Adana'da yerleşmiş Bozdoğan oymağının reisi Kerimoğlu Bey'in kızı olan Kara Fatma, çok iyi ata biner, silah kullanır, değme babayiğitlere taş çıkartır, savaşlara katılırdı. Gelinlik çağına gelince, Kuşadası Muhafızı Kalender Paşa ile evlenmiş, ondan Süleyman adlı bir oğlu olmuştu. Kalender Paşa'nın ölümünün ardından oğlunu alarak, 1854 yılında Kırım eyaleti yüzünden çıkan Osmanlı-Rus Savaşına gönüllü olarak katıldı. Tuna boylarında

Kahraman Türk Kadını Nene Hatun (1857-1955)

Örnek Hanımlar
  Kahraman Türk Kadını Nene Hatun  (1857-1955) Müslüman Türk kadın kahramanların önde gelenlerinden. Müslüman Türk kadınının kahramanlık sembolü olan Nene Hatun, 1857 yılında Erzurum’da doğdu. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Ruslar, Erzurum’a kadar girmişlerdi. Şehrin savunması sırasında Erzurumluların kadınlı erkekli yaptığı mücadele, tarihin şanlı sayfaları arasındadır. Azîziye Tabya’sını geri almak için taş, sopa, kazma, kürekle gırtlak gırtlağa yapılan mücadeleye Nene Hatun da küçük kızını ve oğlunu evde bırakarak katılmıştır. “Sizi bana Allah verdi, ben de şimdi sizi O’na emanet ediyorum” diyerek eline bir satırı kaptığı gibi savaşa koşmuş, birkaç Rus askerini öldürmüş, kendisi de yaralı olarak kurtulmuştur. Savaş sırasında yirmi yaşında olan Nene Hatun’un, oğlu da Çanakkale

Ece Vahapoğlu

Örnek Hanımlar
Ece Vahapoğlu Öz geçmişi : 1978 yılında İstanbul’da doğdu. Şişli Terakki Lisesini bitirdi. Ekonomi tahsiline Brüksel’deki Boston Üniversitesinde başladı. İspanya’da bir müddet kaldıktan sonra, İtalya’da; merkezi Amerika’da bulunan bir üniversitede eğitimine devam etti. Burayı birinci olarak tamamladı. Kendisi 25 yaşında beş ayrı yabancı dil bilmektedir. Zamanımızda girişimcilerin ve iktisatçıların birkaç lisan bilmelerinin gereğini de göstermiş oldu. Kitapları : “Yabancı Dil Öğrenme Yolları, Bugün Zengin Ol, Zengin Olmanın Sırrı Çözüldü. “Yabancı Dil Öğrenme Yolları” adlı kitabını hazırlarken, Türkiye’de lisan bilen bir çok aydınla görüştü. Kolay yoldan lisan öğrenmenin metotlarına dair onlardan aldığı tavsiyeleri de kitabına ekledi. Makaleleri : Motivasyon, Renklerin dili ve a

Bâhisetülbâdiye (1886-1918)

Örnek Hanımlar
Bâhisetülbâdiye (1886-1918) Kahire’de doğdu. Devrinin tanınmış alim ve ediplerinden Hifnî Nâsıf’ın kızıdır. Resmi bir okuldan mezun olan ilk müslüman hanım sıfatıyla yüksek öğrenimini kız öğretmen okulunda tamamladı. (1905). İngilizce ve Fransızca öğrendi. Bir taraftan Kahire Emîriye kız okullarında öğretmenlik yaparken, diğer taraftan da kadın hakları savunucusu olarak günlük gazetelere yazılar yazmaya başladı. Abdüssettâr el-Bâsil ile evlendikten sonra öğretmenlikten ayrıldı. Ülke kadınlarının uyanması ve kadın haklarının korunması için yazılar yazdı, konferanslar verdi ve bu konuda gayret gösteren ilk Mısırlı müslüman kadın olarak dikkatleri üzerine topladı. Muhammed Abduh’un, Kasım Emîn ve babasının fikirlerinden faydalandı. Kadınların sosyal hayata girmelerini, bilhassa Mısırlı ze

Hz. ÂİŞE (R.Anha)

Örnek Hanımlar
Allah Resulü Hz. Muhammed (s.a.s.)'e ilk iman eden onun en sadik arkadasi Hz. Ebu Bekr es-Siddîk'in kizi ve Hz. Peygamber'in zevcesi. Hicret'ten dokuz veya on sene önce Mekke-i Mükerreme'de dogdu. Annesi Ümmi Rûmân binti Âmir ibn Umeyr'dir. Hz. Âise çok küçük yasta müslüman olmustur. Resulullah, ilk zevcesi Hatîcetü'lKübrâ hayatta iken baska bir kadinla evlenmemisti. Onun vefatindan sonra bir süre daha evlenmedi. Resulullah, Hatice (r.a.)'in ölümüne çok üzüldü. Osman ibn Maz'un'un hanimi Havle binti Hakim, Resulullah'a gelerek Ebu Bekr es-Siddîk'in kizi Âise ile evlenmesini teklif etti. Sonra da Resulullah adina Ebu Bekr'e giderek kizi Âise'yi istedi. Hz. Âise'nin Resulullah'a nikâhlanmasi Hicret'ten iki veya üç sene önce oldu. Kaynaklar, bu nikâhlanma sirasinda Hz. Âise'nin yasinin küçük