Perşembe, Şubat 28

Köşe Yazıları

Sıla-i Rahim ve Kabristan Ziyareti

Sıla-i Rahim ve Kabristan Ziyareti

Köşe Yazıları, Yazarlar
SILA-İ RAHİM ve KABRİSTAN ZİYARETİ Sıla-i Rahim dinimizde bazı hallerde farzdır, bazı hallerde vaciptir, bazı hallerde de sünnettir. Yani bir kimse eğer ihtiyaç duyuyorsa, diyelim sahipsiz kalmış arayanı soranı yok, böyle kimseyi yakınlarının araması, sorması, ziyaret etmesi farzdır. Farz derecesinde vaciptir. Ama ihtiyaç duymuyor zaten kendisinden başka yakınları vardır onlar yetiyorsa o zaman da sünnettir. Memleketin taşını toprağını ziyaret etmek böylece Allah’ın verdiği toprağın ne kadar faydalı bir şey olduğunu anlamak çok önemlidir. Köyde bir Rahmetli Şehri amcamız vardı onlar Hınıs’a gitmişti. Biz köyün girişinden içeri girerken onlarda geliyordu. Bizim toprağa ayağını basar basmaz hemen yuvarlandı toprağı taşları öpmeye başladı. Onun için Kur’an-ı Kerimde muhtelif ayetlerde bu s

Sabır

Köşe Yazıları
Sabır"İnsanlar hüsranda. Ancak şunlar müstesna: İman edip makbul ve güzel işler yapanlar, bir de birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler." (Asr, 103/ 2, 3)Dünya bir tecrübe ve imtihan yeri. İmtihan sırrı gereği, Allah günahkâr ve inkârcılara da, isyanlarına rağmen hayat ve rızık vermekte, doğruyu bulsunlar diye sabır ve rahmetiyle muamele buyurmakta, zulümleri imhâl etse de, ihmâl etmemektedir.Sabur da ilâhî isimlerden biridir. Cenab-ı Hakk'ın isimleri âlemde farklı nispetlerde fakat dâima birlikte bir bütün olarak tecelli eder. Bu yüzden, hâdiselerin hikmetleri tek bir ismin penceresinden bakıldığında tam mânâsıyla anlaşılmayabilir.Rahmetin bir rengi olan ve Kutlu Nebi'nin (sallallahü aleyhi ve sellem) beyanlarında da tüllenen sabır, Cennet hazinelerinden biridir. Kur'ân-ı Kerîm'de in
Atatürk Başörtüsüne Karşı Değildi

Atatürk Başörtüsüne Karşı Değildi

Köşe Yazıları
Atatürk Başörtüsüne Karşı Değildi Adına ister başörtüsü denilsin ister türban denilsin (türban, Fransızca bir kelime olup, kumaştan yapılmış, başa bağlanan örtü, sargı anlamlarına gelmektedir) tesettürün bir parçası olup, Rabbimizin Ahzab Sûresi 59. ayeti kerime ve Nur Sûresi 31. ayeti kerimelerle her Müslüman kadına farz kıldığı dinî bir emirdir. Prof. Dr. Ramazan Boyacıoğlu, İslâmî Araştırmalar Dergisi'nde "Atatürk, Kadın ve Tesettür" adlı makalesinde Atatürk'ün başörtüsüyle ilgili şu sözlerine yer vermektedir: "Eğer kadınlarımız dinin emrettiği bir kıyafetle, faziletin icap ettiği davranış tarzıyla içimizde bulunur, milletin ilim, sanat ve sosyal etkinliklerine katılırsa bu durumu emin olunuz, milletin en mutaassıpları dahi takdir eder." Yine Atatürk 1 Mart 1923'te Büyük

Kur’an ile Hayata Dönmek

Köşe Yazıları
Kur'an ile Hayata Dönmek   İslam, insanı ‘ölüm’e değil, ‘hayat’a davet ederken, bir taraftan “bu hayatın hangimizin amel ve davranışlarının daha güzel olduğunun açığa çıkması için kurgulanmış olan” (Bkz. Mülk, 2) bir zaman dilimi olduğunu kabul etmekte, diğer taraftan ölümle kayıtlanmış bu hayatı sonsuz bir hayat düşüncesine bağlayarak insan ruhunu, arzuladığı ebedilik fikrine alıştırmaktadır. Bu doğrultuda “Ey iman edenler! Allah ve Rasulü sizleri, size hayat verecek olan şeylere çağırdığında onların bu çağrısına karşılık verin ve Allah’ın (her an) kişi ile kalbi arasına girdiğini ve (bir gün) onun huzurunda toplanacağınızı bilin.” (Enfâl, 24) ayeti, ölümün ve yalnızlığın karanlığından çekip aldığı insanı, döngüsünü Allah’a ricat üzerine kurmuş olan bir hayat fikrine yöneltmektedir. Bu a

Müslüman Ana-Babalara Açık Mektup

Köşe Yazıları
Müslüman Ana-Babalara Açık MektupMüslüman anne ve babalara sesleniyorum: Çocuklarınızı iyi Müslümanlar olarak yetiştiriniz. İyi Müslüman ne demektir? Kısaca arz edeyim: " İyi insan demektir. İyi vatandaş demektir. Erkekse, hanımına iyi bir koca, çocuklarına iyi bir baba demektir. Kadınsa, kocasına iyi bir hanım, çocuklarına iyi bir anne demektir. Çocuksa, anne-babasına iyi evlat demektir. İyi komşu demektir. İyi âmir, iyi memur demektir. İyi işveren, iyi işçi demektir. İyi tâcir, iyi esnaf, iyi müşteri demektir." Dahası da var, lakin bu saydıklarım yetmez mi iyi Müslümanı anlatmak için? Muhterem anne-babalar! Yarın hepimiz bu imtihan dünyasından çekilip gideceğiz, son yolculuk tarihini bilmiyoruz ama yolculuk kesin. Çocuklarımızı iyi Müslümanlar olarak yetiştirmezsek son derece ağır bir ve

Gençlik Çağı ve İslami Aile Modeli

Köşe Yazıları
Gençlik Çağı ve İslami Aile Modeli Ergenlik döneminde birey hem bedensel hem ruhsal hem de toplumsal anlamda değişime dönüşüme uğrar. Onlardaki bu büyümeyi, değişim ve dönüşümü, beraberinde getirdiği sıkıntıları anlamadan, gençleri tam anlamıyla tanımadan, çözüm üretmek adeta imkânsızlaşır. Ergenlik bazı yazarlara göre “ikinci doğum” gibidir. Yeni yaşama alışmaya çalışan bebekler gibi, kırılgan ve dayanıksız oldukları belirtilir. Bu dönemde zayıf ve savunmasız oldukları gibi, yaşamış oldukları yaranın izini de tüm yaşamları boyunca taşırlar. Dengeli ve uyumlu ilkokul çocuğunun yerini tedirgin, güç beğenen ve çabuk tepki gösteren bir genç almıştır. Tepkileri önceden kestirilmez. Derslerine ilgisi azalmıştır. Dikkati dağınıktır. Başkaları tarafından nasıl görüldüğünü merak eder. Dinlediği m

Gençlere “HAYA” Yakışır

Köşe Yazıları
Gençlere "HAYA" YakışırAllah Resulu (sav) Ensar'dan bir kişinin yanından geçerken, onun kardeşini utanmaktan vazgeçirmeye çalıştığını gördü. "Onu kendi haline bırak; çünkü haya imandandır!" buyurdu. Haya mümin ahlâkıdır. Edep, kulluk ve tüm güzellikler haya ile gelir. Şimdilerde anne-babasının, öğretmeninin yanında bacak bacak üstüne atabilen, uzanabilen, kendinden büyüklerin huzurunda hiç çekinmeden sigara içebilen gençlik, haya duygusundan yoksun olduğu için bu halde. Eskiden bir şarkıyı güftesindeki bazı uygunsuz cümlelerden ötürü reddederken şimdi güftesi bir uçtan bir uca ahlâksız, klibi tamamıyla müstehcen şarkıları çocuğumuzun dilinde duyduğumuzda "Ne güzel de sesi varmış benim yavrumun!" demekle yetiniyoruz. Genç kızımız ve oğlumuzla beraber izlediğimiz dizilerde hoşumuza gitmeyen

Sevdamızdın-Davamızdın ÇEÇENYA

Köşe Yazıları
Sevdamızdın-Davamızdın ÇEÇENYAÖyle bir coğrafya vardır ki  yaratılmış her mahlukat özgürce yaşamanı sürdürür.Kartalların yüksek uçtuğu ,kurtların asalet içinde yaşadığı …Bu  coğrafyaya yeşil bir bitki örtüsü hakimdir.Tıpkı bir özgürlük sancağı gibi gönülleri fetih eden unutulmaz destanlarla yoğrulmuştu bu coğrafya.Evet dostlar burası Kafkasya,burası ÇEÇENYA.          Yüce Allah’ım selamını vererek bu yazımıza sizlerle dertleşmeye devam etmek istiyorum.Evet içimizde çağlayan duygu ve düşüncülerime böyle bir giriş yapmak istedim.Tüm Müslümanların gönüllerinde ÇEÇENYA ve ÇEÇEN’leri  ayrı bir yeri olduğunu düşünüyorum.İmanın unutulmadığı İslam ile yoğrulmuş özgürlüğün, zulme karşı direnişin,İslami hareketin en güzel örneği olmuştur.ÇEÇENYA ve ÇEÇENLER,Çar Nikalaiİle başlayan Zulüm ve asimle sa

Kalbinin Çağır(ıl)dığı Yerde Misin?

Köşe Yazıları
Kalbinin Çağır(ıl)dığı Yerde Misin?Basit ama kesin bir fizik kuralıdır: Bir yerde bulunman için diğer yerleri terk etmen gerekir. Bir anda iki yerde bulunmak mümkün değil. Sadece bir yeri tercih etmen gerekir. Bunun bedeli de bulunabileceğin başka bütün yerlerden çekilmektir. Şimdi buradasın. Gözlerin bu satırlarda... Aklın satırların arasında, arkasında... Değdiğini düşünüyorsun ki, başka halleri terk ettin, başka yerlerden çektin gözlerini. Aklın sadece burada, başka yerde değil. Okuyorsun. An'ın hakkını vermeye çalışıyorsun. An/lamak kaygısındasın. Başka işleri yüzüstü bıraktın. Kaçılmaz bir kader bu! Yapıp ettiğin tek iş alış-veriş. Aldığın her şey için bir şey/ler vermen gerek. Tercih ettiğin her yer için bir yerleri terk etmen gerek. Verdiğince alıyorsun. Nefesin bile alışta verişte.

Unutmuşum

Köşe Yazıları
Yalnızım, çok yalnızım-Hatırlıyor musun; "çok yakınım ben" demiştim sana, "çok yakın!" Senin sana olduğundan bile yakın. Kendi kendini çağırdığında ne kadar yakından duyuyorsan, ondan da yakınım. Kendinden bir şey istediğinde ne kadar çabuk cevap veriyorsan, bundan daha hızlıyım. -Doğru. Sen hep yakınsın ama, nedense, ben uzaklardayım. Bana küsmüşsün sanıyorum. -Öyleyse, secde et ve yaklaş! Alnına dokunacak yakınlığım. Aslında alnına yazılıdır yakınlığım. Araya benliğini koyduğun için, bencilliğini öne sürdüğün içindir bana uzaklığın. -Yüzüm yok yakınında olmaya. Çok kusurluyum. Günah üstüne günah işledim. Sözüm yok sana sakladığım. Kirli dudaklarım. Yalanlar söyledim, boş sözlere değdi dilim. - Pişmanlığını görüyorum elbet. İçindekileri yakıcı sızıları duyuyorum. Söylemek isteyip de söyle