Pazar, Mayıs 26

Kuran

Kur’an-ı Kerimde Surelerin Sıralanışı

Kuran
SIRA NO SÛRE ADI AYET SAYISI CÜZ SAYFA 1   Fâtiha  7  1  0   2   Bakara(*)  286  1  1   3   Âl-i İmrân(*)  200  3  49   4   Nisâ(*)  176  4  76   5   Mâide(*)  120  6  105   6   En’âm   165  7  127   7   A’râf  206  8  150   8   Enfâl(*)  75  9  176   9   Tevbe(*)  129  10  186   10   Yûnus  109  11  207   11   Hûd  123  11  220   12   Yûsuf   111  12  234   13   Ra’d  43  12  248   14   İbrahim  52  13  254   15   Hicr  99  14  261   16   Nahl  128  14  266   17   İsrâ  111  15  281   18   Kehf  110  15  292   19   Meryem  98  16  304   20   Tâ-Hâ  135  16  311   21   Enbiyâ  112  17  321   22   Hac(*)  78  17  331   23   Mü’minûn  118  18  341   24   Nûr(*)  64  18  349   25   Furkân  77  18  358   26   Şu’arâ  227  19  366   2

Kur’an-ı Kerimde Surelerin İniş Sırası ve Yerleri

Kuran
SIRA NO SÛRE ADI AYET SAYISI CÜZ SAYFA 96   Alak  19  30  597   68   Kalem  52  29  563   73   Müzzemmil  20  29  573   74   Müddessir  56  29  574   1   Fâtiha  7  1  0   111   Tebbet  5  30  603   81   Tekvîr  29  30  585   87   A’lâ  19  30  591   92   Leyl  21  30  595   89   Fecr  30  30  592   93   Duhâ  11  30  595   94   İnşirâh  8  30  596   103   Asr  3  30  601   100   Âdiyât  11  30  599   108   Kevser  3  30  602   102   Tekâsür  8  30  600   107   Mâ’ûn  7  30  602   109   Kâfirûn  6  30  603   105   Fil  5  30  601   113   Felâk(*)  5  30  604   114   Nâs(*)  6  30  604   112   İhlâs  4  30  604   53   Necm  62  27  525   80   Abese  42  30  584   97   Kadr  5  30  598   91   Şems  15  30  594   85   Bürûc  22  30 

Kur’an’ı Okurken Şu Hususlara Özellikle Dikkat Edilmelidir

Kuran
      Kur’an’ı okurken şu hususlara özellikle dikkat edilmelidir:     Kur’an-ı Kerim’de tek başına anlaşılabilecek pek çok âyet bulunmakla birlikte bazı âyetlerin, mutlaka Kur’an’ın bütünlüğü içinde ele alınması zorunludur. Birbirini açıklar mahiyetteki âyetler, birlikte göz önüne alınmadığı takdirde, yanlış ve eksik anlamalar söz konusu olabilir. Bu yüzden birbiriyle bağlantılı âyetler, mutlaka birlikte değerlendirilmelidir.     İkinci olarak, Hz.Peygamber’in Kur’an’ı anlayış ve hayata geçirişine bakmak gerekir. Herhangi bir âyet hakkında ondan sahih bir açıklama gelmişse; âyet-i kerime, öncelikle bu doğrultuda anlaşılmalıdır. Âyetler, Resûlüllah’ın anlayış ve açıklamalarına aykırı düşecek bir şekilde yorumlanamaz. Kur’an-Sünnet bütünlüğü açısından bu, son derece önemlidir. Zaten bazı âye

Kur’an Okumak

Kuran
    Kur’an Okumak    Müslümanlar baştan beri Kur’an-ı Kerim’i gereği gibi okumak, anlamak ve hayata geçirmek için büyük çaba göstermişlerdir. Bu çabaların sonucunda, Kur’an’ı okumaya yönelik olarak kıraat ilimleri, anlamaya yönelik olarak da tefsir ve tefsire ilişkin ilimler ortaya çıkmış ve gelişmiştir.   Bu verimli çalışmalar, asırlar boyu süregelen Kur’an ilimlerine ve tefsire ilişkin daha sonraki çalışmalara ışık tutmuş ve temel teşkil etmiştir. Bundan sonra da aynı fonksiyonu sürdürecektir. Bu temele dayalı olarak gün geçtikçe Kur’an-ı Kerim yeni yeni işaretler ve mesajlar vermeye ve daha nice hakikatleri yansıtmaya devam edecektir.

Tercüme ve Meâl

Kuran
      Tercüme ve Meâl     Kur’an-ı Kerim’in çağrısı tüm insanlara yöneliktir. İnsana, maddi, manevi, bireysel ve toplumsal her alanda rehberlik eder. Getirdiği birey ve toplum modelinin gerçekleşmesi için prensiplerinin hayata geçirilmesini, bunun için de okunup anlaşılmasını ısrarla ister. Kur’an’ı okumaya teşvikin temel amacı, insanların, ilahi kelam ile ilişkisini sürekli ve bilinçli hale getirmektir. Namazda Kur’an’dan belli miktarı okumanın farz olması da bu amaca yöneliktir.     Kur’an’ın “doğru yola iletme” hedefinin gerçekleşmesi için onun, dili Arapça olmayan toplumlarca da anlaşılmasını sağlamak gerekmektedir. Bunun en pratik yolu da, ya Kur’an’ın içeriğini belli konu başlıkları altında anlatan sistematik kitaplar yazmak, ya da Kur’an’ı öteki dillere tercüme ve tefsir etmektir. Ö

Kur’an-ı Kerim’in Mûcizeliği

Kuran
      Kur’an-ı Kerim’in Mûcizeliği     Kur’an-ı Kerim, son peygamber Hz. Muhammed (s.a.s.)’in en büyük mucizesidir. O şiir olmadığı gibi nesir de değildir. Kendine özgü üslûbu olan ilahi bir nazımdır. İlk hitap ettiği toplumun dilini, herkesin bildiği anladığı kelimelerle öylesine güzel ve tatlı bir şekilde kullanmıştır ki, İslam’ın en azılı düşmanları bile onu dinlemekten kendilerini alamamışlardır.     Kur’an-ı Kerim, nazil olurken Arap edebiyatı zirve dönemini yaşıyordu. Kur’an-ı Kerim, o günün şairlerine ve ediplerine çağrıda bulunarak şöyle meydan okudu:     “Eğer kulumuza (Muhammed’e) indirdiğimiz (Kur’an) hakkında bir şüphe içindeyseniz, haydin onun benzeri bir sûre getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz; Allah’tan başka şahitlerinizi de çağırın (ve bunu ispat edin)” (Bakara sûres

Sûreler ve Âyetler

Kuran
      Sûreler ve Âyetler     Kur’an-ı Kerim, 114 sûreden oluşmaktadır. Bunların ilki “Fâtiha”, sonuncusu “Nâs” sûreleridir.      “Sûre”, kelime anlamı itibariyle yüksek makam, mevki, şan, şeref, alamet, bir şeyi diğerinden ayıran engel gibi anlamlara gelmektedir. Terim olarak ise sûre, Kur’an’ın, en az üç âyet içeren ve özel bir adı bulunan, kısımlarından yani âyet gruplarından her biridir.     Âyet kelimesi sözlükte alamet, nişan, ibret, mucize, açık delil gibi anlamlara gelir. Terim olarak ise, sûrelerin içinde yer alan, baş tarafı ve son tarafı belirlenmiş harf, kelime, cümle veya cümleler grubuna denir. Âyetlerin çoğu bir veya birkaç cümleden oluşurlar. Ancak kendi başına bir cümle oluşturmayan âyetler de vardır.

Kur’an-ı Kerim’in Nüzülü, Yazılışı, Ezberlenişi ve Mushaf Haline Getirilişi

Kuran
      Kur’an-ı Kerim’in Nüzülü, Yazılışı, Ezberlenişi ve Mushaf Haline Getirilişi     Kur’an-ı Kerim, vahiy yoluyla son peygamber Hz. Muhammed (s.a.s.)’e yaklaşık 23 sene zarfında nazil olmuştur. Hiçbir semavî kitaba nasib olmayan muazzam bir itina ve koruma ile tesbit edilmiştir. Bunun için Hz. Peygamber, birçok vahiy katibi edinmiş, âyetler nazil oldukça, vahiy katiplerine; hangi âyet, Kur’an-ı Kerim’in içinde hangi sûrenin neresine yerleştirilecekse, o şekilde talimat vererek yazdırmıştır.     Her âyet nazil oldukça vahiy katipleri onu bizzat Hz. Peygamber’den alarak yazmışlar, sahabilerden birçoğu da inen âyetleri hemen ezberlemişlerdir.      Daha sonra gelen her nesilde binlerce müslüman Kur’an’ı ezberlemeyi gelenek haline getirmişler ve bunu titizlikle sürdüregelmişlerdir.     Nazil

Kur’an-ı Kerim

Kuran
       Kur’an-ı Kerim     Allah’ın kelamıdır. İnsanlığı dünya ve ahiret mutluluğuna ulaştırmak için son peygamber Hz. Muhammed (s.a.s.)’e Arapça olarak Cebrail aracılığıyla vahyedilmiştir. Hz. Peygamberden itibaren nesilden nesile tevatür yoluyla nakledilegelmiştir. Okunmasıyla da ibadet edilen bu ilahi kelam eşsizdir. Onun bir benzeri ortaya konulamamıştır, konulamaz.     Kur’an-ı Kerim evrenseldir. İlahi kitapların sonuncusudur. Kıyamete kadar insanlığa yol gösterecek yegâne ilahi kitaptır. Allah, Kur’an-ı Kerim’i bizzat kendi korumasına almıştır. Onunla, daha önce indirdiği ilahi kitapların geçerliliğine son vermiştir. Zaten Kur’an’dan önce indirilen ilahi kitaplar insanlar tarafından tahrif edilmiş bulunuyordu. Nitekim, önceki ilahi kitapların tahrif edildiği bizzat Kur’an tarafından i

Kurân’ın Sırları

Kuran
Kurân'ın SırlarıAllah, Kuran'da insanlara ibadetlerin, emir ve yasakların, güzel ahlak özelliklerinin yanı sıra birçok sırrı da haber verir. Bunlar, çok önemli sırlardır ve insan çevresine dikkatli bir gözle baktığında, hayatı boyunca bu sırların gerçekleştiğine şahit olur. Bu sırlar, Kuran dışında hiçbir kaynakta bulunmazlar. Dünyanın en kültürlü, en zeki, en araştırmacı veya gözlemci insanının dahi haberdar olamayacağı bu önemli sırların tek kaynağı Kuran'dır.Allah'ın Kuran'da bildirdiği bu sırlardan haberdar olmayan insanlar, hayatları boyunca bunları bilmemenin sıkıntı ve zorluğu içinde yaşarlar, ancak neden sıkıntı ve zorluk içinde olduklarını da bilmezler. Kuran'ın bu sırlarını öğrenenler içinse dünya hayatı çok kolaydır, sevinç ve heyecan doludur.Bazı insanların Kuran'daki sırl