Çarşamba, Mayıs 22

İbretli Olaylar

Hidayete Vesile Olmak

İbretli Olaylar
       Gayrimüslimlerin bulunduğu bir vilâyetimizde, tanınmış bir hoca efendi camiye gidip gelirken, yolu üzerinde oturan bir gayrimüslime alâka ve yakınlık tezahüründe bulunur, hal hatır sorar geçermiş. Bu durum zamanla devam edip giderken, gayrimüslimin içinde hoca efendiye karşı bir sevgi ve alâka uyanmış. Hoca efendi bu durumu fark edince ilgisini daha da arttırmış. Bu defa gayrimüslim zat, hoca efendiyi bir sabah namazından sonra kahve içmek ve sohbet etmek için evine davet etmek istemiş, durumu ailesine açmış, ailesi, memleketin tanınmış bir hocasının kendilerine gelmeye, kahvelerini içmeye tenezzül edemeyeceğini düşünmüş, bu sebeple kocasına böyle bir teklifte bulunmamasını, sonunda mahcup olabileceğini söylemiş.         Onlar böyle düşünedursunlar; hoca efendi de gece düşünde, günd

Kainâtın Ressamı

İbretli Olaylar
Kainâtın RessamıBir zaman; gayet akıllı, zengin ve mahir bir ressam, sadece takdir edilmek amacıyla bir resim sergisi açmış. Fakat sahnenin gerisinde durmuş, kendisini konuklara göstermemiş. Konuklara her türlü ikramı yapmış. Sergiyi gezen misafirler, harika resimlere bakmışlar, ne kadar güzel resimler diyerek aralarında konuşurlarken, birisi, ressamı göremediği için; “acaba bu harika resimleri kim yapmıştır?” diye bir soru ortaya atmış.  Bir kısım insanlar; bu resimler “kendi kendine” olmuştur demişler.  Bir kısım insanlar; resimleri “tabiat kanunlarının” yaptığını iddia etmişler.  Bir kısım insanlar ise; resmi meydana getiren,” boya,fırça,kağıt;kafa kafaya verip bu resimleri meydana getirmiştir” demişler.  Bir kısım insanlar ise; harika resimlerin ve ikramların; “ancak akıllı,mahir, zeng

Osmanlıyı Yıkma Planları

İbretli Olaylar
Bundan 200 sene önce Siyonizm Teşkilâtının hazırladığı 22 maddelik bir broşürde,Osmanlı Devletini yıkma planlarından birkaç madde ;-         Sanatı ve edebiyatı müstehcen hâle sokmalı, -         Servet sahipleri ile işçilerin arasını açmalı, -         Manevi değerlere saygıyı yıkmalı, -         Genç nesilleri ahlak dışı yollara teşvik etmeli, -         Aile hayatını yıkmalı, -         Oyun ve eğlence teşvik edilmeli, düşünmekten alıkonulmalı, -         Saygıyla anılanlara, rezil ve alçakça hikâye uydurmalı, -         Sınırsız bir lüks, çılgınca harcamayı teşvik etmeli, -         Terbiyeden mahrum kimseleri başa geçirmeli, -         Devlete ait sırları ifşa etmeli, -         Siyasi ve ekonomik bunalım çıkarmalı. 

Bir Devlet Nasıl Çöker

İbretli Olaylar
Kanuni Sultan Süleyman, en yüksek duruma getirmiş olduğu devletin akıbetini hayal eder, günün birinde Osmanoğulları da inişe geçer çökmeye yüz tutar mı diye derin derin düşünmeye başlar… Bu gibi soruları çoğu zaman süt kardeşi meşhur alim Yahya Efendi ‘ye sorduğundan bunu da sormaya niyet eder. Güzel bir hatla yazdığı mektubu keşfine inandığı Yahya Efendiye gönderir… “Sen ilahi sırlara vakıfsın. Kerem eylede bizi aydınlat. Bir devlet hangi halde çöker? Osmanoğulları’nın akıbeti nasıl olur? Bir gün olurda izmihlale uğrar mı?”  şeklinde mektubunu gönderir. Güzel bir hatla yazılmış mektubu okuyan Yahya Efendinin cevabı bir bakıma çok kısa bir bakıma içinden çıkılmaz bir hal alır: “Nemelazım be Sultanım!”   Topkapı Sarayında bu cevabı hayretle okuyan Sultan, bir m

Hz. Ebû Zerr Nasıl Müslüman Oldu

İbretli Olaylar
Ebu Zerr el-Gıfari, Medineliydi. İslam’la şereflenmeden önce de Allah’ın sevgili bir kulu olabilmek için geceler boyu ibadet ediyordu. Bir gün kardeşi Mekke’ye alışverişe gitti ve kendisiyle birlikte kavminin de hayatı değişiverdi. Hz. Ebu Zerr (ra), “Resulullah (sas) ile karşılaşmazdan önce üç yıl ibadet ettim” demişti. Kendisine: “(Bu ibadeti) kimin için yaptın?” diye sordular. “Allah için!” cevabını verdi. Tekrar: “Pekiyi nereye yönelerek yaptın?” denildi. “Rabbim beni nereye yöneltmiş idiyse oraya!” dedi ve açıklamaya devam etti: “Akşam vakti namaza başlıyor, gecenin sonuna kadar devam ediyordum. O zaman kendimi bir örtü gibi atıyor, güneş tepeme yükselinceye kadar öyle kalıyordum. (Bir gün kardeşim) Üneys bana: “Benim Mekke’de görülecek bir işim var. Sen bana baş göz ol (eksikliğimi d

Mazlum Milletlerin Vicdanı: Zenci Musa

İbretli Olaylar
“Son dönem tarihimizde pek çok efsanevi şahsiyet vardır: Onların Osmanlı’yı ayakta tutabilmek için katlanmadıkları fedakârlık, göze almadıkları tehlike yoktur. Hepsinin “Biz ölsek de ümmet-i Muhammed (S.A.V.) yaşasın” idi. Çoğu hayatları boyunca belki bir gün bile kendi keyifleri için enerji tüketmedi. Hep âli dâvâlar için koşturdular: Zenci Musa ve arkadaşları gibi. Onlar feragat ve fedakârlıklarıyla bu milletin vicdanı oldular. Mehmed Âkif Ersoy’a “Eşref Bey’in emir eri Zenci Musa; Omuzundan arşa yükseldi nebi İsa (as)” dedirten Zenci Musa, tüm gönüllerde başköşede ağırlanmaya layık bir kahramandır. Aslen Sudanlı olan Zenci Musa, Girit’te dünyaya gelmiş. Kahire’de yaşayan ve tam bir Osmanlı hayranı olan dedesi, Zenci Musa’yı, İslam’ı iyi öğrenmesi ve Osmanlı’yı yakından tanıması için yan

Köpeğe Su Vermesi Affına Vesile Oldu

İbretli Olaylar
İyilik yapmanın ve merhametli olmanın önemini anlatan bu hadis-i şerifte Efendimiz (S.A.V.) geçmiş zamanda olmuş bir vakayı anlatır ve ders çıkarmamızı ister. Eski zamanların birinde bir adam vardı. Adamın eşi çok rahatsızlanmıştı. Bir an önce köye bir doktor getirmesi gerekiyordu. Köy ile kasabanın arası epey uzaktı. Yürüyerek bir günden fazla sürüyordu. Her şeyini hazırladı ve eşine, - Biraz daha dayan. Doktoru getirmeye gidiyorum. İnşallah şifa bulacaksın, diyerek yola koyuldu. Mevsim yazdı ve çok kavurucu bir sıcak vardı. Ama yapacak bir şey yoktu. Her şeye rağmen doktoru getirmesi gerekiyordu. Vakit öğle olmuştu. Yaklaşık beş saattir yürüyordu. Çok susadığını hissetti. Elini sırtındaki çantaya attı. Su matarasını aradı; ama bulamadı. Sonradan aklına geldi. Meğerse su matarasını aceley

Gerçek Anlaşılınca

İbretli Olaylar
Zülkarneyn Aleyhisselam ordusuyla gece yolda giderken ordusuna: - Ayağınıza takılan şeyleri toplayın, diye emir verir. Ordu bu emri duyunca; içlerinden bir grup: -Çok yürüdük, çok yorgunuz. Gece vakti bir de ayağımızı takılan şeyleri toplayarak boşuna ağırlık mı yapacağız. Hiçbir şey toplamayalım, diyerek hiçbir şey toplamıyorlar. İkinci grup ise; - Madem Komutanımız emretti, birazcık toplayalım, emre muhalefet etmeyelim. Zira ordun komutanına itaat etmek gerekir,  diyerek az bir şey topluyorlar. Üçüncü grup ise; -Komutanımız bir şeyi boşuna emretmez. Muhakkak bildiği bir şey vardır. Bir hikmeti vardır, diyerek bütün abalarını ağzına kadar doldururlar. Sabah olduğunda bir de bakıyorlar ki, meğer bir altın madeninden geçmişler de, ayaklarına değen şeylerin altın olduğunun farkına varamamışl

Neye ihtiyacım Olduğunu SEN Bilirsin

İbretli Olaylar
Neye ihtiyacım Olduğunu SEN BilirsinFatma Kamil isimli çok fakir giyimli bir kadın yüzünde bir hüzünle bir manava girer. Dükkan sahibine mahcup bir şekilde yaklaşır. -Kocam çok hasta. Çalışamaz duruma düştü . Üç çocuğum ile birlikte aç kaldık. Yiyeceğe ihtiyacımız var,der Nekbet Abus isimli manav ona ters bir şekilde bakarak: - Derhal dükkanımı terket!..der. Kadın ailesinin ihtiyaçlarını düşünerek, -Lütfen beyefendi. Paramız olur olmaz getirip borcumu ödeyeceğim. Nekbet kendisine bir kredi açamıyacağını çünkü onun eski bir müşterisi olmadığını, kendisinde bir hesabının bulunmadığını söyler. O sırada dükkanın dışında bekleyen bir müşteri ikisinin arasında devam eden bu konuşmayı dinlemektedir. İçeri girerek manava yaklaşır ve -Ben o kadının almak istediklerine kefilim . Ailesinin ihtiyacı o

Küçük Bir Çocuk ve Dua

İbretli Olaylar
Deniz kenarına oturmuş, gözlerinide ilerdeki bir noktaya dikmişti. Belki de bir saattir öylece duruyordu. Onun bu hâli, alışveriş için balıkçı sandallarının kıyıya dönmesini bekleyen bir ihtiyarın dikkatini çekti. Yaşlı adam, seke seke onun yanına gidip: - Merhaba delikanlı!. dedi. Bu gün deniz çok harika değil mi? Küçük çocuk, başını çevirmeden; - Ama rüzgârlı, dedi. Topum denize düşünce sürükleyip götürdü. Adam, çocuğun yanına oturup: - Eğer biraz genç olsaydım, yüzüp onu alırdım!. dedi. Ama şimdi adım bile atamıyorum. Küçük çocuk, ona cevap vermedi. Ve kıyıdan uzaklaşan topunu daha iyi görebilmek için, hemen yanındaki tümseğe çıktı. Yaşlı adam, sakin bir ses tonuyla: - Ümidini hiçbir zaman kaybetme!. dedi. Bence dua etsen çok iyi olur. Çocuk, büyük bir sevinçle: - Dua etsem topum geri g