Aile Yuvasının Önemi-2

9 Ocak 2010 0 Yazar: Ayetullah Coşkun
11 Okunma

Aile Yuvasının Önemi-2

Evlenmek ve evlilik, kadınla erkeğin birbirleriyle uyuşma ve anlaşmaya dayanan nikah akdi ile başlar.

Karşılıklı sevgi, saygı, şefkat, merhamet, sadakat ve güvenle devam eden bir küçük devlettir.

İşte aile ortamı, dini ve ahlaki bilgilerin, milli ve manevi değerlerin, sevginin ve saygının, paylaşmanın fedakarlıkta bulunmanın, hizmetin öğretildiği ilk mekteptir. Ailede güzellikler de bu ortam da öğrenilir.

Yuva kuracak erkeğin aklını geliştirmeye önem verdiği kadar kalbini (gönlünü) de geliştirmeye gayret etmesi lazımdır ki ailede bahtiyarlık nasıl olur göresin.

Evimizde huzurumuzun artması için, yabancılara gösterilen nezaketi, karı koca bir birine göstermelidir. Biliyoruz ki, evdeki saadet iş hayatındaki nezaketten daha mühimdir.

Evlilikte en temel unsur sevgi ve saygıya dayanır, sevgi ise ailenin harcıdır.

Aile saadeti için (5-S) formülü meşhurdur:

1-S  Sevgi, ailenin harcıdır.
2-S  Saygı, karşılıklı olmalıdır.
3-S  Sadakat, bağlılıklarını devam ettirmelidir.
4-S  Samimiyet, güvenlerini tazelemelidirler.
5-S  Sabır, Gelecek karşılıklara, sıkıntılara sabretmelidirler.

Evlenmenin kişi için birçok faydaları vardır. Bunlardan biri de mutlu olmaktır. Aile hayatında mutlu olanlar; neşeli şen-şakrak olurlar. Huzur dolu bu insanlar, güler yüzlü, tatlı sözlü gözü-gönlü tok olurlar.

Onlar için bilgiler: “ Ebedi bir şifadır evlilik, demişlerdir.

Adem babamızla Havva annemizin evliliği cennette olmuştur.

Cennet de kurulan bu yuvayı, biz dünyada devam ettiriyoruz. Yüce Allah bu güzel yuvanın huzuruna işaret ederek buyuruyor ki: “ …. onlarla (hanımlarınızla) iyi geçinin, (tatsızlık yapmayın)…. (Nisa Suresi; Ayet:19)

Peygamber Efendimiz (S.A.V.) de bu hususa dikkatimizi çekerek buyururlar ki: “İmanı en olgun ve ahlakı en güzel olanınız eşlerine karşı en güzel davrananızdır.”(Tirmizi-Rıda:11)

Güzel geçim için, Hz.Ömer (R.A.) ın şu tavsiyesi ne kadar manidardır.”Evlilik hayatında, erkek hanımıyla çocuk gibi olmalı fakat aile reisliğinde adam gibi (vakarlı) davranmalıdır.”

Buna göre gözlemciler şu tespitte bulunmuşlardır: “Aile hayatında; koca biraz sağır, kadın biraz kör olmayınca o ailede-o yuvada aile huzuru uzun süre devam etmez.” Atalarımız: “Ayağını işine, başını eşine uydur. (Eşinle anlaş,konuş) yahutta: “Sabah işine, akşam eşine.” demişlerdir.
Aziz okuyucularım, bu hikmetlerde büyük dersler vardır, alan için.

Demişler ki: “Görenedir görene, körenedir körene.” Anlayana…

Eski hanımlar “Sen bilirsin efendi derlerdi, aile hayatı güzel yürürdü, şimdi ki hanımlar, ben bilirim efendi diyorlar aile hayatı yürümüyor.”

Araştırmacılar şu tespitler de bulunuyorlar:

Kocası ile iyi geçinen kadının kârı:

Çocuğuna sövmez,
Hayvanını dövmez,
Tabak-çanak kırmaz,
Elbisesini yırtmaz,
Saçını-başını yolmaz,
Edep ve hayasını bozmaz,
Misafiri kovmaz,
Komşusuyla darılmaz,
Sakindir, geçimlidir.

Haber de varit olmuştur ki. “Kadın hayatta iken; dinin emir ve yasaklarını yerine getirir. Kocasına itaat edip onu hoşnut ederse, vefat edeceği zaman, cennet melekleri gelip karşısında saf saf dururlar, onu ikram ve izzetle selam verirler. Ne mutlu böyle davranan hanımlara.

Son Söz: Bir adamın karısı, o adamın yarısı.