Pazartesi, Şubat 25

Aylar: Aralık 2011

Bengütürk Tv de ‘Özün Sözü’ Konuğu:Muzaffer Coşkun’du

Son Haberler
Her hafta Perşembe akşamı Bengü Türk Tv de Saat:20.30 da Bekir Pehlivan’ın sunduğu Özün Sözü Programının 22.12.2011 deki konuğu Muzaffer Coşkun’du.   Güzel bir sohbet havasında geçen program, seyircilerden gelen sorulara da cevap verildi. Dini konulara açıklık getiren Muzaffer Coşkun özellikle namazın önemini anlattı.  Programda ayrıca Bu Ülke Gazetesi Aylık Yerel Gazetesi de tanıtıldı. Tarafsız ve kültürel bir gazete olduğunu dile getiren Muzaffer Coşkun Gazetenin “Sözün Gücü, Vicdanın Sesi” olma yolunda, değerli yazarlarıyla ve haberleriyle halkımıza hizmet etmekte olduğunu dile getirdi.     Her hafta farklı misafirleri davet eden Bekir Pehlivan 29.12.2011 de Bu Ülke Gazetesi Yazarı ve www.ibretli.net sahibi Muzaffer Coşkun’u bu hafta da konuk olarak davet etti.Özün Sözü Programının K

Sarıkamış Şehitlerimizi 97.Yılında Rahmetle Anıyoruz

Son Haberler
İbretli.Net Ailesi Olarak Sarıkamış Şehitlerimizi 97.Yılında Rahmetle Anıyoruz   I. Dünya savaşının en elim olaylarından olan Sarıkamış Harekatı’nda şehit düşen 90.000 askerimizi, harekâtın 97. yılında rahmetle anıyoruz.   Sarıkamış’ta Ne Oldu?   I. Dünya Savaşı’nda Almanlarla birlikte, Doğu Cephesi’nde Sarıkamış’ı almak ve Rusları yok etmek üzere savaşan birlikler, 11. kolordunun zamanında lojistik desteği sağlayamaması ve deniz donanmasının zayıf olması nedeniyle başarısızlığa uğradı. 22 Aralık 1914–5 Ocak 1915 tarihleri arasında süren harekâtta zorlu kış koşullarına dayanacak gücü olmayan 90.000’i aşkın askerimiz donarak hayatını kaybetti. İbretli.Net ailesi olarak Şehitlermize Allah'tan rahmet diliyoruz.

Medya Ahlakı Bozuyor mu?

Sevda Türküsev
Televizyonlar son on yılda evimize, hayatımıza ve ruhumuza öyle bir girdiler ki nasıl baş edeceğiz bilemiyoruz. 24 Kasım akşamı Kanaltürk’te yayımlanan “Neşter” programında bunları tartışacağız. Bu konuyu düşünürken, bundan on yıl öncesine gidin ve toplumun aile yaşamını ve düzenini bir aklınıza getirin. Kılık, kıyafet, konuşma şekli, üslup, çocukların serbestliği ve  asiliği, anne babaların daha tutucu olmaları ve buna benzer birçok örnek.. Şuanda yayımlanan programlara bir bakın, bir de televizyonlarda yayımlanan dizilere bakın. Acaba birbiri ile ne kadar bağdaşıyor? Yaşanan gayri ahlaki olaylara bakın ve dizilere bakın ne kadar benzerler? Özellikle gençliğe bir bakın ve dizilerdeki hayatlara ne kadar özeniyorlar? Ailelere bir bakın, daha düne kadar kızlarını gözünden sakınanlar şimdi kı

Birileri Arapça`dan Niye Korkuyor?

Hüseyin Akın
İlkokula giderken din ve ahlak dersimize giren ateist müdürümüz hep söze dille başlar sonra dinle bitirirdi. Dilden maksat kargacık burgacık dediği Arapça idi. O sıralar mahalle camisinde elif cüzü okuyordum. Ne zaman eğri büğrü harfler diye Arapçadan söz açsa kendimi suçüstü yakalanmış gibi hissederdim. Latin harflerini yere göğe sığdıramayan öğretmenin Arap harfleriyle bu denli ne alıp veremediği olabilirdi, bunun cevabını bir türlü bulamazdım. Kuran harflerini okuyamadığı için falakaya yatırılan çocuğun hikâyesini onun ağzından kaç kere dinlediğimi hatırlamıyorum. Din derslerimizin sonu hep o klasik “demek ki neymiş” sonuç repliği ile biter, dinin toplumu ve bireyi ne denli geriye götürdüğü kapanış cümlesiyle sona ererdi. Sonradan anladım ki bu adamlar o dönemin özel yetkiyle donatılmış

Çocuklarınız İçin Hicret Eder misiniz?

Sait Çamlıca
“Evlatlarımı kurtarmak için gerekirse dünyanın öteki ucuna gider yerleşirim!” diyen arkadaşımın verdiği ilhamla yazıyorum bu yazıyı. Zihnimde “Çocuklar için, gerekirse Hicret etmeli” cümlesi dolanırken, sürekli gittiğim kuaförün söylediklerini de ekledim zihnime, berber koltuğunda. “İyi ki, ilk gençlik yıllarımızda bizi memleketten alıp buralara getirmiş Babam” diye anlatmaya başlamıştı. Bayram tatili için memleketine gitmiş, çocukluk yıllarında sürekli birlikte olduğu arkadaşlarının hallerini görünce, onlardan uzaklaştıran babasına dua etmişti. “Yarım yamalak çalışıyorlar. İlk fırsatta kahvehanelere gidip, saatlerce oyun oynamak dışında, hayatlarında hiçbir şey yok. Bende oralarda kalsaydım büyük ihtimalle öyle olacaktım. Bizimle o ortamlarda baş edemeyeceğini anlayan babam, her şeyini to

Hikmet ve Hükemâ

Muzaffer Coşkun
HİKMET VE HÜKEMÂ   Sevgili okuyucularım bu ayki yazımızda Hükemâ’nın üçer şıklı hikmetlerden istifade etmek üzere size nakiller de bulunmak istiyorum.    * Mü’min şu üç şeyden kendini korursa, her şeyden kendini korumuş olur:          1.Dilinin şerrinden (Sukutu ihtiyar ederse),          2.Midesinin şerrinden (helal lokma, az-öz yerse)          3.Edep yerinin şerrinden (zinadan sakınırsa).   * Takvanın dereceleri üç tanedir:          1.Kelime-i Şehadet (yani icmal-i iman).          2.Emirlere uyup yasaklardan sakınmak.          3.Allah’ın yarattıklarına merhamet etmek.   * Kalbin-Gönlün açılması için üç hal:          1.Meylinin çoğu, âhiret için olmalı,          2.Meylinin azı, dünya için olmalı,          3.Ölümden önce, ölüme hazırlıklı olmalı.   * Şeytan şu üç kimseyi çok sever: